İddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma, soruşturmadan farklı bir ispat mantığı taşır: dosya artık sabit değildir, duruşmada tartışılarak şekillenir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), Türk Ceza Kanunu (TCK) ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ekseninde ilerleyen bu aşamada en pahalı hatalar çoğunlukla esasa değil usule ilişkindir.
Duruşma öncesi dosya taraması
Her celse öncesi dosya, üç ayrı gözle okunmalıdır: iddianamedeki anlatım, o anlatımı destekleyen delil ve delilin elde ediliş biçimi. Bu üçlü ayrım yapılmadan hazırlanan savunma, dosyada bulunmayan bir iddiaya cevap verme ya da tam tersine karşılıksız kalan bir isnadı sessizce kabul etme riskini taşır. İddianamedeki her cümlenin karşısına dayanağını yazmak, boşlukları hızla görünür kılar.
Hukuka aykırı delil en sessiz risktir
Arama, el koyma, iletişimin tespiti veya teknik takip gibi işlemlerde yetkili merciin kararı, kararın kapsamı ve işlemin bu kapsamla sınırlı kalıp kalmadığı ayrı ayrı denetlenmelidir. Kapsam dışına taşan bir işlemden elde edilen materyalin ispat değeri tartışmalı hale gelir. Bu itiraz sonradan hatırlanan bir argüman olarak değil, ilgili delil tartışılırken ileri sürülmelidir.
Beyan delilini sınamanın yöntemi
- Aynı kişinin farklı aşamalardaki anlatımları yan yana konur, çelişkiler tarihlendirilir.
- Beyanın maddi delille (kayıt, belge, sinyal bilgisi) örtüştüğü ve ayrıştığı noktalar işaretlenir.
- Tanığın olayı bizzat mı yoksa aktarımla mı bildiği ayrıca sorulur.
- Soru listesi önceden yazılır; duruşmada doğaçlama sorulan sorular çoğu zaman lehe cevabı kaçırır.
Talep ve itirazlar tutanağa geçmediyse yoktur
Uygulamada en çok hak kaybı, sözlü olarak dile getirilip tutanağa yansımayan taleplerden doğar. Ek delil toplanması, bilirkişi incelemesi, keşif ya da bir belgenin celbi isteniyorsa; talebin konusu, gerekçesi ve neyi ispatlayacağı açıkça yazdırılmalıdır. Reddedilen talebin gerekçesinin de tutanakta yer alması, kanun yolu aşamasında denetim imkânı sağlar.
Karar sonrasına hazırlık
Hükümle birlikte sürecin bittiği düşüncesi yaygın bir yanılgıdır. Kanun yoluna başvuru süresi ile gerekçeli kararın tebliği arasındaki ilişki, dosyanın en kritik takvim kalemidir. Duruşma boyunca tutulan not defteri, hangi iddianın hangi celsede nasıl karşılandığını gösterdiğinde, başvuru dilekçesi soyut şikâyetler yerine somut usul eksikliklerine dayandırılabilir.
Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır ve somut bir dosyanın yerini tutmaz. Suç tipi, delil durumu ve sanığın kişisel koşulları stratejiyi bütünüyle değiştirebileceğinden, ceza yargılamasında dosyaya özgü hukuki destek alınması önerilir.