İçeriğe geç
AC

Kovuşturma Aşamasında Süreler: İtiraz ve Kanun Yolu Planı

3 Haziran 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 93 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma, savunma tarafı için birbirini izleyen kısa sürelerden oluşur. CMK ve 5275 sayılı Kanun çerçevesinde bu sürelerin tek takvimde izlenmemesi, esasa ilişkin haklı bir savunmanın dahi incelenmeden kalmasına yol açar.

Tensip Zaptı ve İlk Duruşma Arası

Kovuşturmanın açıldığı ilk aşamada verilen ara kararlar, hangi delillerin toplanacağını belirler. Bu dönemde sunulmayan tanık listesi veya bilirkişi talebi, sonraki oturumlarda gecikme gerekçesiyle reddedilebilir. Delil ikamesine ilişkin taleplerin yazılı olarak ve gerekçesiyle sunulması, reddedilmeleri halinde kanun yolunda tartışılabilmelerini sağlar.

Ara Kararlara İtirazın Sınırları

Her ara karar itiraza tabi değildir. Tutukluluğun devamı, adli kontrol ve koruma tedbirlerine ilişkin kararlar bakımından itiraz yolu açıktır ve kural olarak kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde kullanılır. Buna karşılık delil değerlendirmesine ilişkin ara kararlar hükümle birlikte denetlenir. Bu ayrımın gözetilmemesi, hem gereksiz itiraz dosyaları açılmasına hem de asıl itiraz edilmesi gereken kararın süresinde denetlenmemesine neden olur.

Hüküm Sonrası Takvim

  • Duruşmada bulunanlar bakımından süre hükmün tefhiminden işlemeye başlar
  • Yokluğunda hüküm kurulan sanık için süre tebliğ ile başlar
  • Gerekçeli karar beklenirken süre durmaz; süre tutum dilekçesi verilmelidir
  • Gerekçe tebliğ edildikten sonra ayrıntılı istinaf sebepleri sunulur

Süre Kaçırıldığında Kalan İmkan

Kusuru olmaksızın süreyi geçiren taraf için eski hale getirme kurumu öngörülmüştür. Bu talep, engelin ortadan kalkmasından itibaren kısa bir süre içinde ve engeli kanıtlayan belgelerle birlikte yapılmalıdır. Sağlık raporu, tebligatın usulsüz yapıldığını gösteren kayıt veya ceza infaz kurumundaki teslim belgesi bu talebin dayanağını oluşturur. Salt gecikme beyanıyla yapılan başvurular değerlendirilmeye elverişli olmaz.

Tebligatın Usulüne Aykırılığı

Süre kayıplarının önemli bölümü, tebligatın hatalı adrese veya usulsüz biçimde yapılmasından kaynaklanır. Bu durumda öğrenme tarihinin esas alınması istenebilir; ancak öğrenme tarihinin nasıl belirlendiği belgeyle gösterilmelidir. Dosyaya sunulan adres değişikliği bildirimleri, tebligatın geçerliliği tartışmasında belirleyici olabilir.

Ceza yargılamasında her dosyanın seyri farklıdır; bu yazı genel usul çerçevesini tanıtır ve savunma stratejisi için bireysel hukuki destek alınması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla