Ceza soruşturması, dosyanın kaderinin büyük ölçüde belirlendiği ama tarafların en az bilgiye sahip olduğu evredir. Bu yazı, CMK kapsamında yürüyen bir soruşturmada ispat ve delil stratejisinin nasıl kurulacağını, hangi anlarda geri dönülmesi güç hak kayıpları doğduğunu ve uzlaştırma teklifi ile dava riski arasındaki tercihin hangi ölçütlerle yapılacağını ele alır.
Delil En Çok İlk Haftalarda Kaybolur
Kamera kayıtlarının saklama süresi, banka hareket dökümleri, mesajlaşma içeriklerinin cihazda kalması gibi unsurlar tamamen zamana bağlıdır. Şikâyet dilekçesinde olayı anlatmak tek başına yeterli değildir; hangi kurumdan, hangi tarih aralığında, hangi kaydın istenmesi gerektiği somut olarak talep edilmelidir. Kaynağı gösterilmeyen delil çoğu zaman hiç toplanmaz ve kovuşturmada telafisi zorlaşır.
İfade ve Beyan Yönetimi
Soruşturmadaki beyan, sonraki tüm aşamalarda karşılaştırma ölçütü olarak kullanılır. Bu nedenle hatırlanmayan bir ayrıntı için tahmin yürütmek yerine belgeye dayalı yanıt vermek; tarih, tutar ve kişi isimlerini kayıtla doğruladıktan sonra ifade etmek daha güvenlidir. Beyanlar arasındaki küçük tutarsızlıklar, esasa ilişkin savunmanın önüne geçebilir.
Dosya Kısıtlaması ve Bilgi Açığı
Kısıtlama kararı bulunan dosyalarda savunmanın elindeki bilgi sınırlıdır. Böyle bir durumda strateji, bilinmeyen delili tahmin etmek değil, tarafın kendi elindeki belgelerle bağımsız bir kronoloji kurmaktır. Kısıtlama kalktığında bu kronoloji, dosyadaki delillerle satır satır karşılaştırılabilir hâle gelir.
Uzlaştırma Teklifi Geldiğinde Karar Ölçütleri
- Suçun uzlaştırma kapsamında olup olmadığı ve teklifin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı
- Mevcut delil durumunun kovuşturmaya elverişli olup olmadığı
- Zararın giderilmesi yönündeki edimin gerçekçi biçimde yerine getirilebilirliği
- Uzlaşmanın sonuçlarının, tarafın hukuki ve mesleki durumuna etkisi
Uzlaşma, dosyayı hızla kapatan bir yol olabildiği gibi, delil durumu güçlü olan mağdur açısından yetersiz bir sonuç da doğurabilir. Karar, duygusal değil, delil envanterine dayalı verilmelidir.
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara Karşı Hazırlık
Takipsizlik kararı çıkması ihtimaline karşı itiraz gerekçesi, kararın tebliğinden sonra değil, soruşturma sürerken hazırlanmaya başlanmalıdır. Toplanmasını istediğiniz ancak toplanmayan delillerin dilekçeyle talep edilmiş olması, itirazın en güçlü dayanağıdır. Aynı şekilde infaz boyutunun, yani 5275 sayılı Kanun kapsamındaki sonuçların baştan öngörülmesi, savunma tercihlerini değiştirebilir.
Buradaki değerlendirmeler genel niteliktedir; her soruşturmanın delil durumu ve isnadın niteliği farklıdır. Kendi dosyanız bakımından adım atmadan önce belgelerinizle birlikte hukuki görüş almanız yerinde olur.