Soruşturma evresi, ceza yargılamasının görünmeyen ama sonucu en çok belirleyen aşamasıdır. Bu evrede alınmayan bir ifade, istenmeyen bir kamera kaydı veya yapılmayan bir inceleme, kovuşturma aşamasında çoğu zaman telafi edilemez. Aşağıda soruşturma kararlarına karşı itiraz yolunun nasıl kurulacağı ele alınmaktadır.
Kararın Gerekçesini Ayrıştırmak
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı elinize ulaştığında yapılacak ilk iş, gerekçeyi ikiye ayırmaktır: fiilin suç oluşturmadığı yönündeki hukuki değerlendirme mi, yoksa yeterli şüpheye ulaşılamadığı yönündeki delil değerlendirmesi mi? Birinci halde itiraz, nitelendirmeyi tartışır ve TCK'daki hangi suç tipinin unsurlarının somut olayda karşılandığını gösterir. İkinci halde ise itirazın omurgası "hangi araştırma yapılmadı" sorusudur.
Eksik Araştırmayı Somutlaştırmak
- Soruşturma dosyası vekil aracılığıyla incelenir; hangi belgenin dosyada bulunmadığı liste halinde çıkarılır.
- Alınmayan tanık beyanları için tanığın kimliği ve neyi göreceği tek tek belirtilir.
- İstenmeyen kayıtlar (kamera, HTS, banka hareketi, hastane kaydı) için hangi kurumdan hangi tarih aralığının isteneceği yazılır.
- Bilirkişi incelemesi gerekiyorsa, incelemenin hangi soruyu yanıtlayacağı formüle edilir.
- Her eksik araştırma kaleminin yanına, yapılması halinde ulaşılacak sonuç eklenir.
Bu yöntem, itirazı bir şikâyet tekrarı olmaktan çıkarıp denetlenebilir bir talep listesine dönüştürür. "Delil eksikliği" gerekçesiyle verilmiş bir kararı ancak, o eksikliğin giderilebilir olduğunu göstererek aşabilirsiniz.
Süre ve Merci
Takipsizlik kararına itiraz, kararın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen on beş günlük süre içinde, CMK'da gösterilen sulh ceza hâkimliğine yapılır. Dilekçe, kararı veren savcılığa da verilebilir. Sürenin kaçırılması halinde yalnızca yeni delil ortaya çıkması durumunda soruşturmanın yeniden açılması gündeme gelebilir; bu istisnai yol, süresinde itirazın yerini tutmaz.
Koruma Tedbirlerine İtiraz Ayrı Bir Hattır
Şüpheli tarafında ise soruşturma boyunca tutuklama, adli kontrol, el koyma ve arama gibi tedbirlere karşı ayrı itiraz yolları işler. Bu itirazlarda tedbirin şartlarının hâlâ mevcut olup olmadığı, daha hafif bir tedbirin yeterli olacağı ve sürenin makullüğü tartışılır. Kesinleşen mahkûmiyet sonrasında ise infaza ilişkin uyuşmazlıklar 5275 sayılı Kanun çerçevesinde infaz hâkimliğine taşınır; soruşturma itirazlarıyla karıştırılmamalıdır.
Değerlendirme
Buradaki açıklamalar genel usul bilgisidir ve somut dosyanın içeriğine göre değişir. Tebliğ tarihini kaydedip dosyayı inceletmeden itiraz dilekçesi yazmak, çoğu zaman en büyük kayıp nedenidir; süreci bir ceza avukatıyla yürütmeniz yerinde olur.