Ceza soruşturması sonunda Cumhuriyet savcısı, dava açmaya yeter şüphe görmezse kovuşturmaya yer olmadığı (takipsizlik) kararı verir. Bu karar kesin değildir; CMK hükümleri uyarınca şikayetçi, sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir. Sürecin doğru yürütülmesi, TCK ve CMK'nın birlikte okunmasını gerektirir.
Takipsizlik Kararının Anlamı
Takipsizlik, eylemin suç olmadığı anlamına her zaman gelmez; çoğu kez delil yetersizliğine dayanır. İtirazda amaç, savcılığın değerlendirmediği veya eksik topladığı delilleri göstererek yeniden inceleme sağlamaktır. Bu yüzden karar gerekçesindeki hangi noktanın eksik değerlendirildiği net biçimde ortaya konmalıdır.
İtirazda Öne Çıkan Unsurlar
- Toplanmayan tanık, kamera veya dijital kaydın belirtilmesi
- Bilirkişi ya da uzman incelemesi gereken teknik hususun gösterilmesi
- Mevcut delillerin savcılıkça yanlış yorumlandığı noktaların açıklanması
Başvuru Yeri ve Süre
İtiraz, kararı veren savcılığın yargı çevresindeki sulh ceza hakimliğine sunulur. CMK'da öngörülen itiraz süresi, kararın tebliğinden itibaren işler ve hak düşürücü niteliktedir. Süre içinde verilen dilekçe, hakimliğin dosyayı yeniden incelemesini sağlar.
Hakimlik Kararı Sonrası
Sulh ceza hakimliği itirazı kabul ederse soruşturma yeniden canlanır ve savcılık işlem yapar. Ret hâlinde ise Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gibi istisnai yollar gündeme gelebilir. Bu ihtimallere karşı ikinci bir strateji baştan planlanmalıdır.
Değerlendirme
Takipsizliğe itiraz, delil eksikliğini somut biçimde göstermeye dayanır; her dosyanın delil durumu farklıdır. Süreyi kaçırmamak ve itirazı doğru temellendirmek için somut olayda ceza hukuku alanında çalışan bir avukattan destek alınması önerilir.