Boşanma davalarında en çok sorulan sorulardan biri, dava açmak için bir süre sınırı olup olmadığıdır. Cevap tek değildir: dayanılan sebebe göre süre ya hiç yoktur ya da hak düşürücü niteliktedir. TMK, HMK ve 4787 sayılı Kanun çerçevesinde bu ayrım aşağıda açıklanmıştır.
Sebebe Göre Değişen Süre
TMK, özel boşanma sebeplerinin bir kısmında dava hakkını süreyle sınırlar: davaya hakkı olan eşin sebebi öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Buna karşılık evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanan davalarda böyle bir hak düşürücü süre bulunmaz. Bu ayrım dilekçenin hangi sebebe dayandırılacağını doğrudan etkiler.
Af Sayılan Davranış
Süreden bağımsız bir başka kayıp kaynağı affetmedir. Olayı bilerek birlikte yaşamayı sürdürmek, bazı hâllerde dava hakkının kullanılmadığı sonucuna götürebilir. Bu nedenle olayın öğrenildiği tarihten sonraki iletişim ve birlikte yaşama durumu, dosyada dikkatle değerlendirilmesi gereken bir başlıktır.
Anlaşmalı Boşanma ve Fiilî Ayrılık
- Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması aranır; bu bir bekleme süresi değil, davanın kabul koşuludur.
- Reddedilen bir boşanma davasından sonra ortak hayat kurulamamışsa, ret kararının kesinleşmesinden itibaren üç yıl geçmesi ayrı bir dava sebebi oluşturur.
- Bu iki yol farklı delil setleri gerektirir: biri protokol, diğeri ayrı yaşamanın ispatı.
Dava İçindeki Usul Süreleri
Dava açıldıktan sonra da takvim işlemeye devam eder. HMK uyarınca cevap dilekçesi, delil listesi ve tanık bildirimi belirli süreler içinde yapılır; kararın tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf süresi işler. Nafaka ve velayete ilişkin geçici tedbir talepleri ise dava süresince gündeme getirilebilir. Aile mahkemelerinin görevine ilişkin düzenleme 4787 sayılı Kanunda yer alır.
Dosya Kurarken Sıra
- Sebep belirlenir; süreli mi süresiz mi olduğu tespit edilir.
- Öğrenme tarihi belgeyle sabitlenir.
- Mali talepler ve velayet ayrı başlıklar hâlinde yazılır.
- Tedbir talepleri ilk dilekçede istenir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Evlilik süresi, çocukların durumu ve mal rejimi gibi unsurlar sonucu değiştirebileceğinden, dava kararı vermeden önce aile hukuku alanında çalışan bir avukattan görüş alınması önerilir.