Bir boşanma davasının bitmesi, kararın kendiliğinden hayata geçtiği anlamına gelmez. Nafaka, tazminat, velayet ve mal paylaşımına ilişkin hükümlerin fiilen uygulanabilmesi, kararın icra edilebilirlik niteliği kazanmasına bağlıdır. Bu rehber, boşanma hükmünün kesinleşmesi ile fiili uygulanması arasındaki köprüyü ele alır.
Hangi Hükümler Kesinleşmeden Uygulanamaz?
Kişisel duruma ilişkin hükümler (boşanmanın kendisi, velayet gibi) kural olarak kesinleşmeden sonuç doğurur. Buna karşılık nafaka gibi bazı fer'i taleplerde tedbir niteliğindeki ödemeler dava sürerken de işleyebilir. TMK ve HMK'nın kesinleşmeye bağladığı hükümlerle, geçici koruma tedbiri niteliğindeki hükümlerin ayrımı iyi yapılmalıdır.
İcraya Koymadan Önce Yapılması Gerekenler
- Kararın gerekçeli halinin ve kesinleşme şerhinin temini
- Hüküm fıkrasındaki her kalemin (nafaka, tazminat, yargılama gideri) ayrı ayrı belirlenmesi
- Karşı tarafa tebligatın tamamlandığının teyidi
İcra Takibi ve Aile Mahkemesinin Rolü
Kesinleşen bir hükümdeki nafaka veya tazminat ödenmezse ilamlı icra yoluna gidilebilir. 4787 sayılı Kanun ile kurulan aile mahkemeleri, velayet ve kişisel ilişki gibi konularda uygulamada ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözmede yetkilidir. Kişisel ilişki (çocukla görüşme) kararlarının uygulanmasında ise ayrı bir usul işler.
Uygulamada Karşılaşılan Tıkanmalar
Yurt dışı unsuru bulunan boşanmalarda kararın tanınması-tenfizi gündeme gelir; bu yapılmadan yabancı bir mahkeme kararı Türkiye'de icra edilemez. Ayrıca hüküm fıkrasının belirsiz yazılması, icra dairesinin talebi netleştirmesini güçleştirir.
Not: Boşanma hükümlerinin uygulanması ailenin somut durumuna ve kararın içeriğine göre değişir. İcra adımına geçmeden önce hükmün niteliğini bir aile hukuku vekiliyle gözden geçirmeniz yerinde olur.