Boşanma davası sonuçlandığında süreç çoğu zaman bitmiş sayılır; oysa mal rejiminin tasfiyesi çoğu dosyada asıl ekonomik sonucu belirleyen ayrı bir yargılamadır. TMK, HMK ve 4787 sayılı Kanun çerçevesinde yürüyen bu süreçte iki teknik konu belirleyicidir: hangi alacağın istendiği ve sürenin hangi tarihten işlediği.
Üç Farklı Alacak, Üç Farklı Hesap
Uygulamada birbirinin yerine kullanılan üç kavram aslında farklı şartlara tabidir. Katılma alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminde artık değerin paylaşımına ilişkindir. Değer artış payı, eşlerden birinin diğerinin malının edinilmesine veya iyileştirilmesine karşılıksız ya da eksik karşılıkla katkı sağlaması halinde gündeme gelir. Katkı payı alacağı ise 2002 öncesi döneme ilişkin mal ayrılığı rejimi bakımından tartışılır. Evlilik tarihi ile malın edinildiği tarih birlikte okunmadan doğru talep belirlenemez; yanlış talep, esasa girilmeden sonuçlanan bir dosya demektir.
Rejimin Sona Erme Anı ile Tasfiyenin Karara Bağlanma Anı Ayrıdır
Boşanma halinde mal rejimi, davanın açıldığı tarih itibarıyla sona ermiş sayılır. Buna karşılık tasfiye talebi, boşanma kararı kesinleşmeden karara bağlanamaz. Bu ikili yapı, uygulamada iki farklı hatayı doğurur: tasfiye davasını hiç açmayıp yıllarca beklemek veya açtıktan sonra boşanma dosyasının kesinleşmesini takip etmeyi bırakmak. Doğru yaklaşım, tasfiye davasını süresi içinde açıp boşanma dosyasının bekletici mesele yapılmasını sağlamaktır.
Süre Kesinleşmeden İşler
Mal rejiminden kaynaklanan alacak taleplerinde zamanaşımı, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işleyen genel zamanaşımı süresi esas alınarak hesaplanır. Kesinleşme tarihi ise gerekçeli kararın taraflara tebliği ve kanun yolu süresinin dolmasıyla belirlenir. Buradaki kritik nokta şudur: kesinleşme tarihi çoğu kişinin sandığı gibi duruşmada karar verildiği gün değildir.
Tebligat Gecikmesi Kesinleşme Hesabını Nasıl Bozar
Boşanma sonrası taraflardan birinin adres değiştirmesi, tebligatın eski ortak konuta yapılması veya yurt dışındaki eşe tebligatın uzun sürmesi, kesinleşme tarihinin fiilen çok sonra gerçekleşmesine yol açar. Kişi kararı öğrendiği tarihi esas alarak hesap yaptığında, ya süreyi erken sonlandırır ya da geç kaldığını sanıp hakkından vazgeçer. Bu riski önlemek için kesinleşme şerhli karar örneği mutlaka alınmalı ve bu tarih dosyanın ilk sayfasına yazılmalıdır.
Delil Hazırlığı
- Tapu kayıtları ve edinim tarihlerini gösteren takyidat dökümü
- Kredi sözleşmeleri, taksit ödeme planı ve ödeme dekontları
- Banka hesap hareketleri ile araç ve şirket payı kayıtları
- Ziynet ve düğün takılarına ilişkin fotoğraf ve tanık beyanları
Kapanış
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Mal rejimi hesaplaması malların edinim tarihi ve finansman kaynağına göre önemli ölçüde değiştiğinden, talebin türü belirlenmeden önce hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.