Boşanmanın ardından eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, çoğu zaman boşanmanın kendisinden daha karmaşık bir hesap sürecidir. Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılmada, kural olarak evlilik içinde edinilen değerler üzerinde katılma alacağı gündeme gelir. Rehber, TMK, HMK ve 4787 sayılı Kanun çerçevesinde bu süreci ele alır.
Malları Doğru Gruplamak
Tasfiyenin temeli, malvarlığının doğru sınıflandırılmasıdır. Eşlerin evlilik içinde emekleriyle edindiği değerler ile miras veya bağış yoluyla gelen kişisel mallar farklı rejime tabidir. Bir malın hangi gruba girdiği, katılma alacağının hesabını doğrudan etkiler; bu nedenle her kalem ayrı ayrı belgelenmelidir.
Katılma Alacağının Mantığı
Katılma alacağı, kural olarak eşlerin evlilik boyunca edindiği değerlerin tasfiye anındaki durumuna göre hesaplanır. Bir malın satılıp yerine başka bir mal alınması hâlinde değer aktarımının izlenmesi, hesabın doğruluğu açısından önemlidir. Katkının ispatı çoğu dosyada belirleyici olduğundan, ödeme ve edinim kayıtları düzenli tutulmalıdır.
Belge ve Delil
- Taşınmaz ve araç kayıtları ile edinim tarihleri
- Banka hesap hareketleri ve kredi ödemeleri
- Malın kişisel mal olduğunu gösterecek miras veya bağış belgeleri
- Değer artışına ilişkin bilirkişi ihtiyacı
Süre ve Yetkili Mahkeme
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler, kural olarak boşanmanın kesinleşmesiyle işlemeye başlayan sürelere tabidir ve 4787 sayılı Kanun kapsamında aile mahkemesinde görülür. Bu talebin boşanma davasıyla birlikte mi yoksa ayrı mı yürütüleceği, dosyanın yapısına göre değerlendirilmelidir. Sürenin kaçırılması hak kaybına yol açabilir.
Her evliliğin malvarlığı yapısı farklıdır ve katkı hesabı somut belgelere dayanır. Bu içerik genel bilgilendirmedir; tasfiye hesabı ve süre için hukuki destek alınması önerilir.