Anlaşmalı boşanmanın kalbi, tarafların üzerinde uzlaştığı protokoldür. TMK, HMK ve aile mahkemelerine ilişkin 4787 sayılı düzenleme çerçevesinde, protokolün eksiksiz hazırlanması hem süreci kısaltır hem de sonradan doğacak uyuşmazlıkları önler.
Anlaşmalı Boşanmanın Ön Koşulu
Anlaşmalı boşanmaya gidilebilmesi için evliliğin belirli bir süreyi doldurmuş olması ve tarafların tüm sonuçlarda hemfikir bulunması gerekir. Hâkim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin özgür olduğunu denetler; bu nedenle protokoldeki her madde net ve uygulanabilir olmalıdır.
Protokolde Bulunması Gerekenler
- Velayet ve çocukla kişisel ilişkinin düzenlenmesi
- İştirak ve varsa yoksulluk nafakasının miktarı ile ödeme biçimi
- Mal paylaşımı ve edinilmiş mallara ilişkin talepler
- Maddi ve manevi tazminat konusundaki karşılıklı beyanlar
Çocuğun Üstün Yararı
Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinde hâkim, tarafların anlaşmasına rağmen çocuğun yararını gözetir ve gerekirse müdahale eder. Bu nedenle protokolde çocuğa ilişkin hükümler gerçekçi ve uygulanabilir kurgulanmalıdır.
Sonradan Değişiklik İhtimali
Nafaka ve velayet gibi konular kesin hüküm oluşturmaz; koşulların değişmesi halinde uyarlama veya değiştirme davası açılabilir. Buna karşılık mal paylaşımına ilişkin feragat içeren maddeler bağlayıcı olabileceğinden, imza öncesi dikkatle okunmalıdır.
Duruşma ve Kesinleşme
Taraflar duruşmada beyanlarını doğrularsa boşanmaya karar verilir. Karara karşı istinaf süresi geçtiğinde hüküm kesinleşir; nüfusa tescil ve mal devri gibi işlemler bu kesinleşmeye bağlıdır. Süre takibi bu aşamada da sürdürülmelidir.
Protokol maddeleri kişisel duruma göre farklılaşır; imzalamadan önce her kalemin sonuçlarını bir hukuk profesyoneliyle gözden geçirmeniz yerinde olur.