İçeriğe geç
AC

Mal Rejimi Tasfiyesinde Görevli Mahkeme ve Yetki: Hükmün İcra Edilebilirliği Ekseninde

1 Haziran 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler, boşanma dosyasının gölgesinde kalınca çoğu zaman yanlış mercide veya icraya elverişsiz bir talep diliyle açılıyor. Bu rehber, tasfiye talebinin hangi mahkemede ve hangi yer yetkisiyle görüleceğini, verilecek hükmün fiilen tahsil edilebilir olması açısından ele alıyor.

Talebin Hukuki Niteliği Mahkemeyi Belirler

Katılma alacağı, değer artış payı, kişisel malın iadesi ve paylı mülkiyetin giderilmesi birbirinden farklı taleplerdir. TMK kapsamındaki tasfiye talepleri kural olarak aile mahkemesinde görülür; 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Buna karşılık ortaklığın giderilmesi gibi talepler ayrı bir hukuki temele dayanır. Dilekçede talebin niteliği net yazılmazsa, görev itirazı dosyayı aylarca geriye atabilir.

Yer Yetkisi ve Bekletici Mesele Kurgusu

Tasfiye davasında yetki, boşanma dosyasının yürütüldüğü yerle her zaman örtüşmez. Tarafların yerleşim yeri, dosyanın açıldığı tarihteki fiili durum ve rejimin sona erme tarihi birlikte değerlendirilmelidir. Boşanma kesinleşmeden tasfiye hükmü kurulamayacağı için, açılan tasfiye dosyasında boşanmanın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması istenebilir. HMK çerçevesinde yetki itirazının ilk itirazlar arasında ve süresinde ileri sürülmesi gerektiği unutulmamalıdır.

İcra Edilebilir Hüküm İçin Talep Kalemlerinin Kurulması

  • Alacak kalemleri para borcu olarak, ayrı ayrı ve rakamla belirlenebilir biçimde yazılmalıdır.
  • Faiz başlangıcı ve türü açıkça talep edilmelidir; hükümde yer almayan faiz sonradan icrada istenemez.
  • Taşınmazlar ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgisiyle tanımlanmalı; tapu kaydı dosyaya alınmalıdır.
  • Bilirkişi değerlemesinin hangi tarihe göre yapılacağı baştan tartışmaya açılmalıdır.
  • Tedbir talebi (satış ve devir yasağı şerhi) ilk dilekçeyle birlikte gündeme getirilmelidir.

Uzlaşma Protokolü mü, Tasfiye Davası mı?

Taraflar tasfiyeyi protokolle çözmeye yöneldiğinde asıl soru şudur: protokol tek başına icra edilebilir mi? Mahkemece onaylanmamış ya da hükme dönüşmemiş bir anlaşma, karşı taraf ifadan kaçındığında yeni bir dava gerektirir. Bu nedenle protokol tercih edilecekse, edimlerin vadesi, teminatı ve ifa edilmemesi hâlindeki sonucu yazılı olmalı; mümkünse hüküm fıkrasına yansıtılmalıdır. Dava yolu seçildiğinde ise yargılama süresi, harç ve bilirkişi maliyeti ile tahsil ihtimali birlikte karşılaştırılmalıdır.

Dosya Öncesi Kontrol Listesi

  1. Rejimin sona erme tarihi ve buna bağlı değerlendirme anı belirlenir.
  2. Banka, tapu, trafik ve şirket pay kayıtları için müzekkere talepleri hazırlanır.
  3. Edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı, belge dayanağıyla tablolaştırılır.
  4. Görev ve yetki tercihi, itiraz olasılığı düşünülerek gerekçelendirilir.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Her ailenin mal varlığı yapısı, evlilik tarihi ve belge durumu farklı sonuç doğurabileceğinden, dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla