Velayet konusundaki anlaşma, tarafların iyi niyetiyle değil metnin uygulanabilirliğiyle ayakta kalır. TMK velayetin kapsamını ve çocuğun üstün yararı ölçütünü belirlerken, HMK yargılama usulünü, 4787 sayılı Kanun ise aile mahkemelerinin kuruluş ve görev çerçevesini düzenler. Aşağıda protokol hazırlanırken gözden kaçan merci, yetki ve tebligat başlıkları ele alınmaktadır.
Velayet Talebi Hangi Mahkemede Görülür
Velayete ilişkin talepler aile mahkemesinin görev alanındadır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Anlaşmalı boşanmada velayet, protokolün bir parçası olarak hakimin onayına sunulur. Hakim protokolü aynen onaylamak zorunda değildir: çocuğun yararına aykırı gördüğü düzenlemede değişiklik önerir, taraflar kabul etmezse anlaşmalı yol tıkanır ve dosya çekişmeli hale gelir.
Yetki: Çocuğun Yaşadığı Yer mi, Eşlerin Yerleşim Yeri mi
Boşanma davasında yetki, eşlerin yerleşim yeri ile davadan önce son defa birlikte oturdukları yer üzerinden belirlenir. Buna karşılık boşanma sonrasında açılan velayetin değiştirilmesi taleplerinde, çocuğun fiilen yaşadığı yer belirleyici hale gelir. Tarafların farklı illerde yaşadığı dosyalarda bu ayrım gözden kaçarsa, aylar sonra verilen bir yetkisizlik kararıyla süreç baştan başlar.
Protokol Metnini Uygulanabilir Kılmak
Uygulamada sorun çıkaran protokoller, iyi niyetli ama belirsiz ifadeler içerenlerdir. Metinde şu başlıkların ölçülebilir biçimde yazılması gerekir:
- Kişisel ilişkinin gün, saat ve teslim yeri bakımından net tanımı
- Yarıyıl ve yaz tatili ile özel günlerin nasıl paylaşılacağı
- Çocuğun eğitim ve sağlık kararlarında izlenecek yol
- Şehir dışı veya yurt dışı seyahatlerde bildirim ve onay usulü
- Nafakanın ödeme günü, yöntemi ve artış esası
Bu başlıklar belirsiz bırakıldığında, protokol icra aşamasında uygulanamaz hale gelir ve taraflar aynı konuyu yeniden mahkemeye taşır.
Yurt Dışı Tebligat ve Uzayan Takvim
Eşlerden birinin yurt dışında yaşadığı dosyalarda tebligat, kendi usulüne tabi olduğu için takvim belirgin biçimde uzar. Bu süre boyunca çocuğun fiili durumu değişebilir ve dosyaya sunulan başlangıç beyanları güncelliğini yitirebilir. Yurt içinde ise adres değişikliğinin bildirilmemesi, duruşma gününün öğrenilememesine ve tarafın yokluğunda karar verilmesine yol açar. Kararın geç tebliği ise istinaf süresinin kaçırılması riskini doğurur.
Bu nedenle dava dilekçesine karşı tarafın bilinen tüm adresleri ile iletişim bilgileri eklenmeli, yurt dışı tebligat gerekiyorsa buna ilişkin belgeler baştan hazırlanmalı ve tebligat çıkışları ayrı bir çizelgede takip edilmelidir.
Değişiklik Talebi Gündeme Geldiğinde
Velayete ilişkin kararlar kesin ve değişmez değildir; koşullar değiştiğinde yeniden değerlendirme istenebilir. Ancak talebin dayanağı, çocuğun yararındaki somut değişimi göstermelidir. Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; çocuğun yaşı ve ailenin fiili düzeni sonucu doğrudan etkilediğinden, protokol imzalanmadan önce hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.