İçeriğe geç
AC

Reddi Miras ve Saklı Pay: Hangi Mahkeme, Hangi Süre, Hangi Talep?

22 Mayıs 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 63 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Miras bırakanın ölümünden sonra mirasçıyı bekleyen iki farklı risk vardır: borca batık bir terekenin altında kalmak ve kendisine kanunen ayrılmış payın el altından yapılmış kazandırmalarla eritilmiş olması. TMK bu iki durum için ayrı yollar öngörür ve her ikisinin de kendi süresi, kendi görevli mahkemesi bulunur. İki yolun karıştırılması, uygulamada en sık rastlanan hak kaybı sebebidir.

Reddin Süresi ve Şekli

Yasal mirasçılar bakımından ret süresi, ölümü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren işler; atanmış mirasçılarda başlangıç farklı belirlenir. Ret beyanı, mirasın açıldığı yerdeki sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır ve mahkemece tutanağa geçirilerek tescil edilir. Terekenin borca batık olduğu açıksa, süre geçmiş olsa dahi mirasın hükmen reddinin tespiti ayrı bir yol olarak gündeme gelebilir; bu talebin görüleceği mahkeme ve karşı tarafı reddin tesciline göre farklıdır.

Ret Kararını Verirken Yapılacak Tereke Analizi

  1. Tapu, araç, banka ve ortaklık kayıtları üzerinden aktif kalemler çıkarılır.
  2. İcra dosyaları, kefaletler ve vergi borçları pasif tarafta listelenir.
  3. Miras bırakanın son yıllardaki devir işlemleri ayrıca incelenir.
  4. Terekenin durumu belirsizse, resmî defter tutulması talebi değerlendirilir.
  5. Mirasçılardan birinin reddi hâlinde payın kime geçeceği önceden hesaplanır.

Terekeye ilişkin işlem yapmak, ret hakkını etkileyebileceğinden karar verilmeden önce tereke mallarına dokunulmaması gerekir.

Saklı Pay İhlal Edilmişse

Saklı paylı mirasçının payı, ölüme bağlı tasarruflarla ya da sağlararası kazandırmalarla zedelenmişse tenkis talebi gündeme gelir. Bu talep, hesaplama gerektiren bir dava olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülür ve miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesi bu tür davalarda belirleyicidir. Tenkis, kazandırmanın tümünü değil saklı payı aşan kısmını hedef alır; talebin bu şekilde kurulmaması davanın kapsamını gereksiz yere genişletir. Muvazaa iddiası ileri sürülecekse, bunun tenkisten farklı bir hukuki temele dayandığı ve farklı sonuç doğurduğu unutulmamalıdır.

Mirasçılar Arasında Anlaşma ile Dava Arasında Karar

Mirasçılar aralarında pay oranlarını ve mal dağılımını serbestçe kararlaştırabilir; usulüne uygun düzenlenmiş bir miras taksim sözleşmesi, yıllar sürebilecek bir yargılamayı gereksiz kılabilir. Ancak anlaşma masasına oturmadan önce terekenin gerçek değerinin bilinmesi şarttır; değer bilinmeden verilen feragat, sonradan geri alınamaz. Ayrıca ret süresi işlerken sürdürülen görüşmeler süreyi durdurmaz; bu nedenle görüşmeler devam ederken süre koruyucu adımların atılması gerekir. HMK'nın usul kuralları uyarınca dava açıldıktan sonra da sulh imkânı devam eder.

Bu rehber genel bilgilendirme sunmaktadır. Terekenin yapısı ve mirasçı sayısı sonucu belirlediğinden, özellikle ret süresi işlerken vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla