Tenkis davası, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü ile mirasçının saklı payı arasındaki dengeyi kurar. Dosyanın kaderi ise büyük ölçüde iki teknik işleme bağlıdır: terekenin doğru hesaplanması ve sürenin doğru başlatılması. TMK ve HMK ekseninde bu rehber, saklı pay iddiasını hesap ve belge düzeyinde kurmaya odaklanır.
Önce Tereke Hesabı, Sonra Talep
Tenkis talebinin miktarı, sezgiyle değil hesapla belirlenir. Hesap üç aşamalıdır: mirasbırakanın ölüm anındaki malvarlığının tespiti, denkleştirmeye ve tenkise tabi kazandırmaların bu değere eklenmesi, borçların düşülmesi. Bu işlem yapılmadan yazılan bir talep, yargılama boyunca sürekli değişir ve harç ile faiz başlangıcı bakımından sorun çıkarır. Bu nedenle dava açılmadan önce bankalardan hesap hareketleri, tapu müdürlüğünden devir kayıtları ve varsa şirket pay defteri örneklerinin toplanması gerekir.
Hangi Kazandırmalar Hesaba Katılır?
Uygulamada tartışma çoğunlukla "bu devir tenkise tabi mi" sorusunda yoğunlaşır. Değerlendirmede şu ayrımlar gözetilir:
- Ölüme bağlı tasarruflar ile sağlararası kazandırmalar farklı sıraya tabidir.
- Görünürde satış olan ancak bedelin ödendiği ispatlanamayan devirler, muvazaa tartışmasını da beraberinde getirir.
- Sigorta alacakları ve benzeri özel nitelikli kazandırmalar için ayrı kurallar bulunur.
- Olağan hediyeler ile eğitim ve yerleşim amaçlı katkılar farklı değerlendirilebilir.
Tenkis ile muris muvazaası iddiaları birbirinin alternatifidir; ikisinin aynı dilekçede nasıl sıralanacağı, kabul edilen ilk talebe göre sonucu değiştirdiğinden dikkatle kurgulanmalıdır.
Süreyi Başlatan An
Tenkis istemi, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrenmesinden itibaren işleyen bir yıllık süreye tabidir ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından başlayan on yıllık süre içinde kullanılır. Buradaki kritik nokta "öğrenme" anının belgelenmesidir: vasiyetnamenin okunma tutanağı, tapu kaydının çıkarıldığı tarih ya da tereke tespiti dosyasındaki bilgi bu anı gösterebilir. Süre geçmiş olsa bile, kendisine karşı talep yöneltilen mirasçının def'i olarak tenkis ileri sürebilmesi ayrı bir imkândır.
Aile İçi Uzlaşma ile Dava Arasında
Miras uyuşmazlıklarında yargılama süresi ve bilirkişi maliyeti yüksektir; buna karşılık taraflar arasındaki ilişki de dosyanın sonucundan bağımsız olarak etkilenir. Uzlaşma tercih edilecekse, mirasın taksimine ilişkin sözleşmenin şekil şartlarına uyulması ve terekedeki her kalemin metinde tek tek gösterilmesi gerekir. Eksik düzenlenen bir paylaşım metni, yıllar sonra yeniden dava konusu olabilir. Anlaşmanın vergi ve tapu harcı boyutu da baştan hesaplanmalıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Tereke içeriği, kazandırmaların niteliği ve süreler dosyanın kendine özgü koşullarına göre değişeceğinden, hak kaybı yaşamamak için mirasın açılmasının ardından erken dönemde hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.