Bir vasiyetnamenin varlığı, mirasçılar arasında en çok ihtilaf doğuran konulardan biridir. Sorun çoğu kez vasiyetin geçerliliğinde değil, açılacak dava türünün yanlış seçilmesinde ortaya çıkar. TMK ve HMK ekseninde bu rehber, vasiyete itirazda hangi davanın hangi amaçla açılacağını ele alır.
Önce Amacı Belirlemek
Vasiyetnameye yönelik talep, mirasçının ne istediğine göre farklı davalara ayrılır. Kimi mirasçı vasiyetin tümüyle geçersiz sayılmasını, kimi ise yalnızca kendi saklı payının korunmasını ister. Bu iki amaç farklı davaları gerektirir; yanlış türde açılan dava, haklı olsa bile sonuç vermez.
Başlıca Dava Türleri
- Vasiyetin iptali: Şekil eksikliği, ehliyetsizlik, irade sakatlığı gibi sebeplerle vasiyetin geçersizliği istenir.
- Tenkis: Vasiyet saklı payı zedeliyorsa, tasarrufun saklı pay oranında indirilmesi talep edilir.
- Vasiyetin yerine getirilmesi: Lehine tasarruf yapılan kişi, hakkının teslimini ister.
İptal ile Tenkisin Farkı
İptal davasında vasiyet baştan geçersiz sayılmaya çalışılırken, tenkiste vasiyet geçerlidir ama saklı payı aşan kısmı düzeltilir. Saklı payı korunmak isteyen bir mirasçının iptal davası açması, çoğu kez amacına ulaşmaz. Bu ayrımı doğru yapmak, davanın kaderini belirler.
Süre ve Sıralama
Hem iptal hem tenkis talepleri belirli sürelere tabidir ve süreler, vasiyetin öğrenilmesine bağlı olarak işler. Sürenin kaçırılması hakkı sona erdirebileceğinden, vasiyetnamenin açıldığı ve tebliğ edildiği tarihin kayıt altına alınması önemlidir. Talepler bazen terditli (kademeli) olarak birlikte ileri sürülebilir.
Sonuç
Vasiyet uyuşmazlıklarında en kritik karar, davadan önce doğru dava türünü seçmektir; çünkü yanlış tercih telafisi güç sonuç doğurur. Terekenin yapısı ve mirasçının hedefi her dosyada farklı olduğundan, dava açılmadan önce amaca uygun türün profesyonelce belirlenmesi önerilir.