Vasiyetname bulunan terekelerde uyuşmazlık genellikle mirasçılar arasındaki husumetten değil, belgenin geçerliliği ve içeriğinin yorumu etrafında doğar. El yazılı bir vasiyetnamenin şekil şartlarını taşıyıp taşımadığı, murisin tasarruf ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve saklı payların ne ölçüde zedelendiği, TMK ve HMK çerçevesinde ayrı ayrı ispat konularıdır. Bu üç eksen birbirine karıştırıldığında dava dilekçesi dağılır.
Üç Ayrı İspat Ekseni, Üç Ayrı Klasör
Dosyayı baştan üç başlığa ayırmak, hem delil talebini hem de bilirkişi incelemesini isabetli hale getirir:
- Şekil ekseni: el yazılı vasiyetnamede metnin tamamının muris eliyle yazılıp yazılmadığı, tarih ve imza; resmî vasiyetnamede tanıkların durumu
- Ehliyet ekseni: düzenleme tarihine yakın dönemdeki sağlık kayıtları, hastane epikrizleri, kullanılan ilaçlar, varsa vesayet dosyası
- İçerik ekseni: tereke malvarlığının tespiti, sağlararası devirler, saklı pay hesabına esas olacak kayıtlar
Terekenin Gerçek Kapsamını Ortaya Çıkarmak
Paylaşım tartışmasında en çok atlanan husus, ölüm tarihinden önce yapılan devirlerin görünmez kalmasıdır. Tapu müdürlüğünden murise ait taşınmazların geriye dönük işlem dökümü, bankalardan hesap hareketleri, trafik ve ticaret sicil kayıtları istenmeden yapılan bir paylaşım hesabı eksik kalır. Muvazaa iddiası ileri sürülecekse, devrin bedelinin fiilen ödenip ödenmediği banka kayıtlarıyla desteklenmelidir; salt akrabalık ilişkisi tek başına yeterli görülmez.
Tanık Anlatımının Sınırı
Miras dosyalarında tanık, murisin iradesini anlatmak için yaygın biçimde kullanılır. Ancak tanık beyanı, yazılı belgenin şekil geçerliliğini tek başına ikame etmez; daha çok murisin fiilî durumu ve tarafların ilişkisi bakımından tamamlayıcı işlev görür. Bu nedenle tanık listesi hazırlanırken kişilerin murisi hangi dönemde ve hangi sıklıkta gördüğü baştan belirtilmelidir.
Vasiyetnamenin Açılması ve Tebliğ Sonrası İşleyen Süreler
Vasiyetname sulh hukuk mahkemesinde açılıp okunduktan sonra ilgililere tebliğ edilir ve itiraz ile iptal talebi bakımından süreler bu tebliğe bağlanır. Yurt dışında yaşayan mirasçılar, adresi bilinmeyen paydaşlar veya vekile yapılması gereken tebligatın asile yapılması gibi durumlar, sürenin farkında olunmadan tükenmesine yol açar. Uygulamada işe yarayan yöntem, veraset ilamındaki tüm mirasçıların adres bilgisini baştan derleyip her birine ilişkin tebliğ tarihini tek bir tabloda izlemektir. Tebliğ tarihi belirsizse tebligat evrakının dosyadan örneklenmesi ilk iş olmalıdır.
Muristen kalan malvarlığının niteliği, vasiyetnamenin türü ve mirasçıların sıfatı sonucu doğrudan etkiler. Buradaki açıklamalar yol gösterici niteliktedir; terekeye ilişkin belgelerle birlikte bireysel hukuki destek alınması gerekir.