Miras uyuşmazlıklarında dava dilekçesi hazırlanmadan önce yanıtlanması gereken iki soru vardır: hangi yer mahkemesi yetkilidir ve talep sulh hukuk mu yoksa asliye hukuk mahkemesinin görev alanına mı girer? Vasiyetname bulunan dosyalarda bu iki soru iç içe geçer, çünkü aynı olay etrafında farklı görev kurallarına tabi birden çok talep doğar.
Yetkide Belirleyici Olan Son Yerleşim Yeri
TMK, miras davalarında yetkiyi kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine bağlar. Bu, tarafların anlaşmasıyla aşılabilecek bir yetki değildir; bu nedenle mirasçıların kendi ikametlerinin bulunduğu yerde dava açması yetkisizlik kararına yol açabilir. Son yerleşim yerinin tespiti her zaman kolay olmaz: hastanede veya bakımevinde geçen son dönem, yurt dışı ikameti ya da nüfus kaydı ile fiilî oturum arasındaki farklılık tartışma yaratır. Adres kayıt sistemi çıktısı, fatura abonelikleri ve sağlık kayıtları bu noktada belirleyici olabilir.
Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk Ayrımı
Terekeye ilişkin koruma tedbirleri, mirasçılık belgesi verilmesi, vasiyetnamenin açılıp okunması ve terekenin paylaştırılmasına yönelik talepler sulh hukuk mahkemesinde görülür. Buna karşılık vasiyetnamenin iptali, tenkis ve muvazaa iddiasına dayalı taleplerin asliye hukuk mahkemesinde ileri sürülmesi gerekir. Aynı olayda hem paylaşım hem iptal isteniyorsa, taleplerin tek dilekçede birleştirilmesi görev sorunu doğurabilir; bu nedenle taleplerin ayrıştırılması ve sıralanması baştan planlanmalıdır.
Vasiyetnamenin Açılması Bir Sonuç Değildir
Vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesinde açılıp ilgililere tebliğ edilmesi, o vasiyetnamenin geçerli olduğu anlamına gelmez; yalnızca içeriğin resmen bilinir hâle geldiği usulî bir aşamadır. İptal iddiası bulunan mirasçı bakımından asıl kritik nokta, tebliğ tarihinin kayda geçirilmesidir; çünkü itiraz ve dava süreleri bu tarihe bağlanır. Tebligatın gecikmesi veya yanlış adrese yapılması, hak kaybına en sık yol açan usul sorunlarındandır.
İspatın Zorlandığı Noktalar
- Ehliyetsizlik iddiasında ölüm öncesi dönemin sağlık kayıtlarının, reçete ve epikrizlerin toplanmaması
- El yazılı vasiyetnamede tarih ve imza unsurlarının incelenmesi için asıl belgenin ibraz edilememesi
- Muvazaa iddiasında devir bedelinin ödendiğine dair banka hareketlerinin araştırılmaması
- Tereke kapsamındaki taşınmaz, hesap ve şirket paylarının eksik bildirilmesi
Bu belgelerin bir kısmı üçüncü kişilerde bulunur ve mahkemeden müzekkere talep edilmeden dosyaya girmez; talep dilekçede açıkça yazılmalıdır.
Kapanış Notu
Miras dosyalarında sonuç, çoğu zaman mirasbırakanın son dönemine ait kayıtların ne kadar erken toplandığına bağlıdır. Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızdaki yetki ve görev hesabını bir hukukçuya inceletmeniz uygun olur.