Miras dosyalarında en sık yapılan yönlendirme hatası, her talebin veraset ilamıyla çözüleceğinin sanılmasıdır. Mirasçılık belgesi yalnızca kimlerin ve hangi oranda mirasçı olduğunu gösterir; terekedeki malın paylaşılmasını, iptal edilmesi gereken bir işlemi veya saklı payın korunmasını sağlamaz. Bu rehber TMK ve HMK ekseninde dava türü seçimini ve bu seçimin süreye etkisini ele alır.
Mirasçılık Belgesi Neyi Kanıtlar, Neyi Kanıtlamaz
Veraset ilamı çekişmesiz yargı işidir ve noterden veya sulh hukuk mahkemesinden alınabilir. Belge mirasçılık sıfatının karinesidir; aksi ileri sürülüp ispatlanabilir. Dolayısıyla belgenin alınmış olması, terekeye ilişkin uyuşmazlığın çözüldüğü anlamına gelmez. Belge yanlış düzenlenmişse iptali ayrı bir dava konusudur ve bu davada husumetin tüm mirasçılara yöneltilmesi gerekir.
Hangi Talep Hangi Davaya Karşılık Gelir
- Terekedeki malların paylaşılması isteniyorsa ortaklığın giderilmesi yoluna gidilir.
- Miras bırakanın sağlığında yaptığı devirlerle saklı pay zedelenmişse tenkis talebi gündeme gelir.
- Devir görünürde satış olsa da gerçekte mirastan mal kaçırma amacı taşıyorsa muvazaa iddiasıyla tapu iptali ve tescil istenir.
- Vasiyetnamenin şekline veya ehliyete ilişkin sakatlık varsa iptal davası açılır.
- Tereke mevcudu belirsizse önce tespit ve defter tutulması istenebilir.
Süre Kaybının Yoğunlaştığı Noktalar
- Mirasın reddi için kanunda öngörülen sürenin, tereke borçlu çıkabileceği düşünülmeden geçirilmesi.
- Tenkis talebinde sürenin saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği andan itibaren işlemeye başladığının gözden kaçması.
- Vasiyetnamenin açılıp okunmasının ardından itiraz için tanınan zamanın takip edilmemesi.
- Yanlış dava türü seçildiğinde geçen aylar boyunca doğru talebin süresinin işlemeye devam etmesi.
- Yurt dışında bulunan mirasçıya yapılacak tebligatın uzun sürmesi ve takvimin buna göre kurulmaması.
Delil Toplamada Öncelik Sırası
Miras dosyalarında delillerin çoğu kamu kayıtlarındadır: nüfus kayıt örneği, tapu ve takyidat kayıtları, banka hesap hareketleri, araç ve şirket kayıtları. Bu kayıtların mahkeme aracılığıyla getirtilmesi zaman aldığı için talep dilekçesinde hangi kurumdan hangi bilginin isteneceği açıkça yazılmalıdır. Muvazaa iddiasında ise devir tarihindeki gerçek değer ile ödendiği söylenen bedel arasındaki fark, ödeme gücü ve tarafların ilişkisi birlikte değerlendirilir.
Dava Açmadan Önceki Son Kontrol
Dilekçe yazılmadan önce şu üç soru cevaplanmalıdır: talep terekeye mi yoksa kişisel bir hakka mı ilişkin, davalı olarak kimlerin gösterilmesi zorunlu, ve talebin parasal değeri nasıl belirlenecek. Bu üç başlık netleşmeden açılan davalarda dosya, esasa girilmeden usul tartışmalarıyla tüketilebilir.
Aktarılanlar genel bilgi niteliğindedir. Mirasçı sayısı, mal varlığının yapısı ve yapılan devirlerin tarihi tabloyu tümüyle değiştirebileceğinden, harekete geçmeden önce dosyanızı bir hukukçuya inceletmeniz uygun olur.