Miras bırakanın sağlığında yaptığı devirler nedeniyle payı zedelenen mirasçı için süreç iki ayrı basamaktan oluşur: önce mirasçılık sıfatının belgelenmesi, sonra saklı payın korunması. TMK ve HMK, bu iki basamak için farklı merciler ve farklı süreler öngörür.
Birinci Basamak: Mirasçılık Belgesi Nereden Alınır?
Veraset ilamı olarak bilinen mirasçılık belgesi, sulh hukuk mahkemesinden veya noterden talep edilebilir. Noterlerden alınabilmesi, mirasçıların ve mirasçılık sıfatının nüfus kayıtlarından açıkça belirlenebilmesi koşuluna bağlıdır. Yabancılık unsuru bulunan, nüfus kaydında çelişki olan veya vasiyetnameye dayalı mirasçılık iddialarında yol mahkemedir. Belge, aksi ispatlanana kadar geçerlidir; itiraz eden mirasçı iptalini ayrı bir davayla isteyebilir.
İkinci Basamak: Saklı Payın Korunması
Altsoy, ana baba ve sağ kalan eş bakımından TMK saklı pay öngörür. Miras bırakanın tasarruf edebileceği oranı aşan kazandırmaları, saklı paylı mirasçının açacağı tenkis davasıyla gerekli ölçüde indirilir. Burada amaç kazandırmanın tümüyle iptali değil, saklı payı tamamlayacak kadar geri alınmasıdır. Muvazaa iddiası ileri sürülüyorsa, yani devir gerçekte bağış olduğu hâlde satış gibi gösterilmişse, dava türü ve ispat yükü değişir; bu nedenle iki iddianın karıştırılmaması gerekir.
Süreler: Bir Yıl ve On Yıl
Tenkis davası, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl içinde açılmalıdır. Bu sürenin dışında, vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren işleyen ve on yılı aşamayan bir üst sınır bulunur. Öğrenme tarihinin ne zaman gerçekleştiği tartışmaya açık olduğundan, tapu kaydının çıkarıldığı tarih, tereke tespiti dosyasının tarihi veya paydaşlar arasındaki yazışmalar dosyada mutlaka gösterilmelidir.
Tebligat Gecikmesi ve Öğrenme Anı
- Vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin tutanağın mirasçılara tebliği, sürenin en somut başlangıç noktasıdır.
- Yurt dışında yaşayan mirasçılara yapılacak tebligat aylar alabildiğinden, adres ve kimlik bilgileri baştan doğru bildirilmelidir.
- Nüfus kaydında görünmeyen mirasçılar nedeniyle yapılan eksik tebligat, kararın sonradan tartışmaya açılmasına yol açar.
- Tebliğ evrakının ulaşmadığı ileri sürülüyorsa öğrenme tarihi ayrıca ispatlanmalıdır.
Görev ve Yetki
Tenkis, muris muvazaası ve tereke ile ilgili değer içeren davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetki bakımından belirleyici olan, miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir; taşınmazın başka ilde bulunması bu kuralı tek başına değiştirmez. Tereke tespiti, defter tutulması ve koruma tedbirleri gibi talepler ise sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. İki mahkeme arasındaki bu ayrım, dilekçe yazılmadan önce netleştirilmelidir.
Değerlendirme
Bu metin genel bir yön göstericidir. Mirasçı sayısı, yapılan kazandırmaların türü ve tarihleri sonucu belirgin biçimde değiştirebilir; tapu ve nüfus kayıtlarınızla birlikte bir hukukçudan görüş almanız önerilir.