Miras dosyalarında yaşanan tıkanıklıkların çoğu, hangi işlemin nereden yürütüleceğinin baştan belirlenmemesinden kaynaklanır. Mirasçılık belgesi bir yerden, tereke işlemleri başka bir yerden, paylaşım ise bambaşka bir mahkemeden yürür. Aşağıdaki harita, TMK ve HMK çerçevesinde bu adımların hangi sırayla ve hangi mercie yöneltileceğini gösteriyor.
Mirasçılık Belgesi: Noter mi Sulh Hukuk Mahkemesi mi?
Mirasçılık belgesi kural olarak noterlerden de alınabilir. Ancak nüfus kayıtları çelişkili ya da eksikse, mirasçılık ilişkisi tartışmalıysa veya dosyada yabancılık unsuru bulunuyorsa noterlerin bu belgeyi düzenleme imkânı yoktur; talebin sulh hukuk mahkemesine yöneltilmesi gerekir. Notere yapılan ve reddedilen başvuru zaman kaybettirir. Bu nedenle başvurudan önce nüfus kayıt örneği çıkarılarak zincirin eksiksiz olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Belgedeki Pay Oranı Yanlışsa
Mirasçılık belgesi, aksi ispatlanabilen bir belgedir. Sonradan ortaya çıkan bir vasiyetname, tanınan veya soybağı düzeltilen bir mirasçı ya da kayıtlardaki bir hata nedeniyle belgedeki paylar gerçeği yansıtmayabilir. Bu durumda belgenin iptali veya yeni bir belge düzenlenmesi ayrı bir talebin konusudur. Belge düzeltilmeden yapılan tapu ve banka işlemleri sonradan geri alınması güç sonuçlar doğurabileceğinden, itiraz düşünülüyorsa intikal işlemleri öncesinde harekete geçilmelidir.
Son Yerleşim Yeri Mahkemesi Neden Belirleyici
Mirastan doğan pek çok talep bakımından HMK, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesini yetkili kılar ve bu yetki bir kısım işlemde kesindir. Terekenin tespiti, defter tutulması, mirasın reddinin bildirilmesi ve koruma önlemleri bu merci üzerinden yürür. Mirasçıların kendi ikametgâhlarındaki mahkemeye yaptıkları başvurular bu nedenle sıklıkla yetkisizlikle sonuçlanır. Son yerleşim yerinin tespiti, adres kayıt sistemi ve nüfus kayıtlarıyla belgelenmelidir.
Paylaşım Aşamasında Ayrılan Yollar
Paylaşım gündeme geldiğinde talepler ikiye ayrılır. Taşınmaz veya taşınır üzerindeki ortaklığın giderilmesi istemi sulh hukuk mahkemesinde ve taşınmazın bulunduğu yerde görülür. Buna karşılık saklı payın zedelendiği iddiasıyla açılan tenkis, muvazaa iddiasına dayanan tapu iptali ve tescil ile miras sebebiyle istihkak talepleri genel mahkemelerde görülür ve farklı ispat yükleri taşır. Tenkis talebi ayrıca hak düşürücü süreye bağlıdır; saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren işleyen bu süre, dosyanın en dikkat edilmesi gereken kalemidir.
Süre Baskısı Yaratan Kalemler
- Mirasın reddi için öngörülen kısa süre ve ret beyanının yapılacağı merci
- Tenkis talebine ilişkin hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi
- Veraset ve intikal beyannamesinin verilme zamanı
- Terekeye dâhil malların üçüncü kişilere devredilme riski
- Bankalardaki hesaplar bakımından bilgi taleplerinin zamanlaması
Burada anlatılanlar genel çerçevedir; her tereke kendi kayıtları ve mirasçı yapısı içinde değerlendirilir. Özellikle ret ve tenkis süreleri nedeniyle, ilk adımı atmadan önce dosyanızı bir hukukçuya inceletmeniz yerinde olur.