Saklı payı zedelenen mirasçı için tenkis davası, terekedeki dengeyi yeniden kuran temel araçtır. Ancak bu dava, mirasçının hazır olduğu anda değil kanunun tanıdığı süre içinde açılmak zorundadır. Uygulamada en çok kaybedilen dosyalar, hukuki dayanağı zayıf olanlar değil, süresi geçmiş olanlardır.
Sürenin Başlangıcını Belirleyen Olay
Tenkis talebinde süre, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği andan itibaren işlemeye başlayan bir yıllık süre ile tasarrufun niteliğine göre değişen ve mirasın açılmasından ya da vasiyetnamenin açılmasından itibaren hesaplanan on yıllık süre biçiminde iki katmanlıdır. Öğrenme anının ne zaman gerçekleştiği çoğu dosyada tartışmalıdır; bu nedenle mirasçının tapu kaydını, banka hareketini veya vasiyetname metnini fiilen ne zaman gördüğü belgeye bağlanmalıdır.
Mercii Belirlerken Yapılan Hatalar
- Tenkis talebini sulh hukuk mahkemesindeki veraset veya terekenin tespiti dosyasına dilekçeyle eklemek. Bu dosyalar farklı amaçlara hizmet eder ve tenkis talebini karşılamaz.
- Yetki bakımından mirasçının kendi yerleşim yerindeki mahkemeye başvurmak. Miras davalarında yetki, mirasbırakanın son yerleşim yeri esas alınarak belirlenir.
- Tapu iptali ve tescil talebi ile tenkis talebini ayrım yapmadan aynı dilekçede toplamak; bu iki talebin şartları ve sonuçları farklıdır.
Muvazaa İddiası ile Tenkisin Ayrımı
Mirasbırakanın devri görünürde satış olarak yapmış olması hâlinde muris muvazaası iddiası gündeme gelir ve bu iddia süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir. Buna karşılık gerçekten yapılmış bir bağışın saklı payı aşan kısmı için tenkis yolu işler ve süre sınırı devreye girer. İki iddianın kademeli olarak, hangisinin asıl hangisinin yedek talep olduğu açıkça gösterilerek ileri sürülmesi gerekir. Kademelendirme yapılmadan sunulan dilekçeler, mahkemenin talebi nitelendirmesini güçleştirir.
Hesaplama İçin Toplanacak Veriler
- Mirasbırakanın ölüm tarihindeki tereke mevcudu: taşınmazlar, banka hesapları, şirket payları, araçlar.
- Ölümden önce yapılan karşılıksız kazandırmalar ve bunların tarihleri.
- Devir işlemlerindeki bedellerin gerçekliğine ilişkin banka ve tapu kayıtları.
- Terekeye ait borçlar ve cenaze giderleri gibi indirilecek kalemler.
- Mirasçıların sıfatı ve saklı pay oranlarının çıkarıldığı mirasçılık belgesi.
Dava Sırasında Devir Riskini Yönetmek
Tenkise konu taşınmazın yargılama sırasında üçüncü kişilere devredilmesi, hükmün uygulanmasını fiilen imkânsız kılabilir. Bu nedenle HMK kapsamındaki ihtiyati tedbir talebi, dava dilekçesiyle birlikte ve somut devir riski gösterilerek ileri sürülmelidir. Tedbir talebinin gerekçesiz bırakılması, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurur.
Miras dosyalarında aile içi ilişkiler, belgelerin dağınıklığı ve geçmişe uzanan işlemler nedeniyle süre hesabı çoğu zaman göründüğünden karmaşıktır. TMK kapsamındaki bu süreler kaçırıldığında geri getirilemediğinden, bir devir veya vasiyetname öğrenildiğinde beklemeden hukuki değerlendirme yaptırmakta yarar vardır.