Bir vasiyetnamenin ortaya çıkması, mirasçılar arasındaki tartışmayı çoğu zaman "haklı mıyım" sorusundan önce "nereye başvuracağım" sorusuna taşır. Saklı payın zedelendiği iddiası, vasiyetnamenin geçersizliği iddiası ve terekenin korunması talebi birbirine benzer görünse de bunların her biri farklı mahkemenin önüne gider. Bu rehber, TMK ve HMK çerçevesinde tereke uyuşmazlıklarında görevli ve yetkili mahkemenin nasıl belirlendiğini ve yanlış mercie yapılan başvurunun neden yalnızca zaman kaybı olmadığını ele alıyor.
Talebin Hukuki Niteliği Mahkemeyi Belirler
Miras hukukunda mahkeme, olayın konusundan değil talebin hukuki niteliğinden bulunur. "Vasiyetname bana çok az pay bırakmış" cümlesi, hangi talebe dönüştürüldüğüne göre farklı yollara ayrılır:
- Tenkis talebi: vasiyetname geçerli kabul edilir, saklı payı aşan tasarrufun indirilmesi istenir.
- Vasiyetnamenin iptali: ehliyetsizlik, şekil eksikliği veya irade sakatlığı iddiasıyla tasarrufun ortadan kaldırılması istenir.
- Terekenin tespiti ve koruma tedbirleri: pay tartışmasını çözmeyen, malvarlığını dondurmaya yönelik işlerdir.
- Mirasçılık belgesi: yalnızca sıfatı belgeler; tek başına saklı pay sonucunu doğurmaz.
Sulh Hukuk ile Asliye Hukuk Arasındaki Çizgi
Terekenin korunmasına yönelik tedbirler, defter tutulması ve mirasçılık belgesi gibi işler kural olarak sulh hukuk mahkemesinin alanındadır. Buna karşılık tenkis ve vasiyetnamenin iptali gibi çekişmeli, sonucu doğrudan pay dağılımını değiştiren davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür. Görev kuralları kamu düzenindendir; taraflar anlaşarak değiştiremez, mahkeme bunu kendiliğinden gözetir.
Yetkide Kritik Nokta: Mirasbırakanın Son Yerleşim Yeri
Miras davalarında yetki, davalının oturduğu yere göre değil mirasbırakanın son yerleşim yerine göre kurulur ve bu kural uygulamada kesin yetki olarak değerlendirilir. Taşınmazın bulunduğu il ya da mirasçının yaşadığı şehir tek başına yetkili mahkemeyi belirlemez. Ölüm anındaki fiilî yerleşim yeri ile nüfus kaydındaki adres birbirinden farklıysa, yerleşim yerini gösteren belgeler (abonelik kayıtları, sağlık dosyası, kira ilişkisi) daha dilekçe yazılmadan toplanmalıdır.
Yanlış Mercie Başvurunun Bedeli
Yanlış mahkemeye açılan dava esastan incelenmez; görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilir. Bu karardan sonra dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesi için kanunda öngörülen süre içinde talepte bulunulması gerekir. Süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır ve bu arada tenkis için öngörülen hak düşürücü süre işlemeye devam eder. Yani salt usule ilişkin bir tercih hatası, esasen haklı bir saklı pay talebini kullanılamaz hâle getirebilir.
Dilekçe Öncesi Kontrol Listesi
- Ölüm tarihi, vasiyetnamenin açılıp okunduğu tarih ve tebliğ tarihi ayrı ayrı not edilir.
- Talebin tenkis mi, iptal mi, yoksa kademeli olarak ikisi birden mi kurulacağı önceden kararlaştırılır.
- Mirasbırakanın son yerleşim yeri belgeye bağlanır.
- Terekeye dahil taşınmaz, banka ve şirket kayıtları için müzekkere talepleri dilekçeye eklenir.
- Görevsizlik ihtimaline karşı, dosyanın gönderilmesi talebi için ayrı bir takvim kurulur.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir; her tereke kendi belgeleri üzerinden değerlendirilir. Vasiyetnamenin türü, mirasçı sıfatı ve tasarrufun içeriği sonucu değiştirebileceğinden, dava yolu seçilmeden önce dosyanın bir avukatla incelenmesi yerinde olur.