İçeriğe geç
AC

Vasiyetname ve Üç Aylık Ret Süresi: Sulh Hukuk mu, Asliye Hukuk mu?

19 Haziran 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 104 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Miras bırakanın ölümüyle birlikte mirasçılar için birbirinden farklı hukuki nitelikte ve farklı mahkemelerde görülen bir işlemler dizisi başlar. Vasiyetname söz konusu olduğunda bu ayrım daha da belirginleşir: aynı dosya içinde çekişmesiz yargı işleri ile çekişmeli davalar iç içe geçer. TMK ve HMK çerçevesinde bu ayrımı baştan yapmak, üç aylık ret süresi gibi kritik zaman aralıklarının boşa harcanmasını önler.

Çekişmesiz İşler: Vasiyetnamenin Açılması ve Tereke Tedbirleri

Vasiyetnamenin açılıp okunması, tereke tespiti, defter tutulması ve miras bırakanın son yerleşim yerine bağlı koruma tedbirleri sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Bu işlemler bir hak tartışması yaratmaz; amaç terekenin durumunu resmen ortaya koymaktır. Vasiyetnamenin açılması, mirasçılara tebliğ edilerek itiraz sürelerinin işlemesini başlatan idari nitelikte bir aşamadır ve tek başına vasiyetnamenin geçerliliğini teyit etmez.

Çekişmeli Davalar: İptal ve Tenkis

Vasiyetnamenin iptali, tenkis ve muris muvazaasına dayalı tapu iptali talepleri asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu davaların hepsinde hak düşürücü ya da zamanaşımı süreleri işler ve süreler çoğunlukla vasiyetnamenin öğrenilmesi anına bağlanır. Sulh hukuk mahkemesindeki açılma işleminin sonucunu bekleyerek dava açmayı geciktirmek, en sık karşılaşılan usul hatalarındandır.

Üç Aylık Ret Süresini Yönetmek

  • Yasal mirasçılar için süre, mirasçı olduğunun öğrenildiği tarihten işlemeye başlar.
  • Atanmış mirasçı bakımından başlangıç, tasarrufun kendisine resmen bildirildiği andır.
  • Terekeye ilişkin işlemlere karışmak, ret hakkının kullanılmasını engelleyebilir.
  • Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine yapılır; bu beyan tutanağa geçirilir.
  • Borç yükü belirsizse, ret yerine resmî defter tutulması talebi değerlendirilebilir.

Yetki: Son Yerleşim Yeri Neden Belirleyici?

Miras işlerinde yetki kural olarak miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesine bağlanmıştır. Mirasçıların yaşadığı iller ne kadar dağınık olursa olsun, başvurunun bu yer mahkemesine yapılması gerekir. Son yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olunan yerin karıştırılması, dosyanın yetkisizlikle gönderilmesine ve üç aylık süre içinde tamamlanması gereken işlemlerin sarkmasına neden olur. Yerleşim yeri tartışmalıysa, ölüm tarihindeki fiilî ikamet kayıtları esas alınarak değerlendirme yapılmalıdır.

Mirasçılar İçin Sıralı Yol Haritası

  1. Mirasçılık belgesini temin edin ve mirasçı çevresini netleştirin.
  2. Vasiyetnamenin bulunduğu yeri ve türünü tespit edin, sulh hukuk mahkemesine teslim edin.
  3. Tereke aktif ve pasifini kaba bir tabloya dökün.
  4. Üç aylık süre içinde ret, kabul veya defter talebi arasında karar verin.
  5. İptal ya da tenkis düşünülüyorsa, sürelerini ayrı bir takvimde izleyin.

Bu açıklamalar genel bilgi vermek amacıyla kaleme alınmıştır. Vasiyetnamenin biçimi, terekenin yapısı ve mirasçılar arasındaki ilişki her dosyada farklı bir yol gerektirebileceğinden, özellikle süreye bağlı işlemlerde gecikmeden hukuki değerlendirme alınması uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla