İçeriğe geç
AC

Veraset İlamından Paylaşıma: Sulh Hukuk Yetkisi ve Kaçırılmaması Gereken Süreler

28 Mart 2026 Miras Hukuku 3 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Miras bırakanın ölümüyle birlikte terekedeki hak ve borçlar mirasçılara geçer. Ancak bu geçiş, paylaşımın kendiliğinden gerçekleştiği anlamına gelmez. Veraset ilamının alınması, terekenin tespiti, borçların durumu ve paylaşımın yöntemi ayrı adımlardır ve her birinin kendi süresi bulunur. TMK'nın öngördüğü bazı süreler hak düşürücü nitelikte olduğundan, ölüm tarihinin doğru saptanması tüm planlamanın başlangıç noktasıdır.

Mirasçılık Belgesi Nereden Alınır?

Mirasçılık belgesi, koşulları varsa noterden ya da sulh hukuk mahkemesinden alınır. Yabancılık unsuru bulunması, nüfus kayıtlarının çelişkili olması veya mirasçılık sıfatının tartışmalı olması hâlinde noter yolu kapanır ve mahkemeye başvurmak gerekir. Yetki bakımından mirasa ilişkin davalarda kural, miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Bu ölçüt, mirasçıların farklı illerde yaşaması hâlinde de değişmez ve yanlış yerde açılan dava yetki itirazıyla karşılaşır.

Mirasın Reddinde Üç Aylık Süre

Terekenin borca batık olma ihtimali varsa, mirasın reddi kritik hâle gelir. Yasal mirasçılar için süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren üç aydır. Bu süre içinde sulh hukuk mahkemesine yapılacak beyan kayda geçirilir. Süre geçtikten sonra mirasın kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılması gündeme gelir; terekeye ilişkin tasarrufta bulunmak da aynı sonucu doğurabilir. Bu nedenle red düşünülüyorsa, tereke malları üzerinde hiçbir işlem yapılmamalıdır.

Tenkis ve Denkleştirme Talepleri

Miras bırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalar saklı payı zedeliyorsa tenkis davası gündeme gelir. Bu davada saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren işleyen bir yıllık ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinden itibaren işleyen on yıllık süreler söz konusudur. Muvazaa iddiasına dayanan tapu iptali ve tescil talepleri ise ayrı bir hukuki temele oturur ve farklı ispat yükü doğurur. İki talebin karıştırılması, dosyanın yanlış kurulmasına yol açar.

Paylaşımın Yolu: Anlaşma mı, Dava mı?

Mirasçılar arasında anlaşma sağlanabiliyorsa, taşınmazlar için resmî şekilde yapılacak paylaşma sözleşmesi en hızlı çözümdür. Anlaşma yoksa, ortaklığın giderilmesi talebiyle sulh hukuk mahkemesine başvurulur. Bu davada mahkeme öncelikle aynen taksim imkânını değerlendirir, mümkün değilse satış yoluyla paylaşıma karar verir. Dava sürecinde şu belgeler hazırlanmalıdır:

  1. Mirasçılık belgesi ve güncel nüfus kayıt örneği
  2. Taşınmaz tapu kayıtları ve varsa imar durumu
  3. Banka hesapları ile araç ve şirket paylarına ilişkin kayıtlar
  4. Terekeye ait borç ve alacakları gösteren belgeler

Terekenin Korunması

Mal kaçırma riski varsa, defter tutulması veya terekenin resmen yönetilmesi gibi koruma önlemleri istenebilir. HMK kapsamındaki ihtiyati tedbir talebi de tapu kayıtlarına şerh düşülmesi bakımından işlev görür; talebin gecikmesi, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurabilir.

Bu yazı yalnızca genel bilgi verir. Miras dosyanızdaki mirasçı sayısı ve malvarlığı yapısı süreci tümüyle değiştirebileceğinden, özellikle red ve tenkis süreleri için vakit kaybetmeden hukuki destek almanız gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla