Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar çoğu zaman uzun bir gerginlik döneminin ardından hukuki zemine taşınır. Oysa şirket içi uyuşmazlıklarda kullanılabilecek yolların bir kısmı kısa ve kesin sürelere bağlıdır; gecikme, esasa hiç girilmeden dosyanın kapanmasına yol açar. Bu rehber, TTK ve TBK ekseninde yetki ile sürenin birlikte planlanmasına odaklanır.
Uyuşmazlığın Türünü Ayırmak
İlk adım, talebin hangi kategoriye girdiğini belirlemektir. Genel kurul kararının iptali, yönetim organının sorumluluğu, ortaklıktan çıkma veya çıkarılma, pay devri kaynaklı ihtilaf ve bilgi alma talepleri farklı usullere tabidir. Aynı olay birden çok yola elverişli olabilir; hangisinin süresi önce dolacaksa plan ona göre kurulur.
Yetki ve Görev: Merkez Belirleyicidir
6102 sayılı Kanundan doğan uyuşmazlıklar ticari dava niteliğindedir ve kural olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülür. Yetki bakımından şirket merkezinin bulunduğu yer öne çıkar; pay devri veya ortaklar arası sözleşmelerden doğan taleplerde ise sözleşmedeki yetki kaydı ayrıca değerlendirilir. Esas sözleşmede tahkim kaydı varsa mahkemeye gitmeden önce bu kaydın kapsamı okunmalıdır, çünkü yanlış mercideki başvuru süreyi durdurmaz.
Kısa Süreler, Şirketin Elindeki Deliller
Bu alanın kendine özgü zorluğu, delillerin çoğunlukla karşı tarafın kontrolünde olmasıdır: defterler, yönetim kararları, banka hareketleri, tedarik sözleşmeleri. Bu nedenle dava öncesi hazırlıkta şu sıra izlenir:
- Elde bulunan pay defteri kaydı, genel kurul tutanağı ve hazirun cetveli örneklerinin toplanması
- Ticaret sicil kayıtlarından yönetim ve temsil değişikliklerinin çıkarılması
- Toplantıya katılım ve muhalefet şerhinin usulüne uygun kaydedilip kaydedilmediğinin kontrolü
- Şirketten bilgi ve belge talebinin yazılı ve kayıt altına alınabilir yolla yapılması
- Delil tespiti ya da özel denetim gibi hazırlık yollarının gerekliliğinin değerlendirilmesi
Muhalefet Şerhi ve İptal Yolu
Genel kurul kararına karşı iptal yolunu kullanacak ortak bakımından toplantıdaki tutum belirleyicidir. Muhalefetin tutanağa geçirilmemesi, sonradan yapılan itirazın gücünü ciddi biçimde zayıflatır. Toplantı çağrısındaki usul eksiklikleri de aynı gün not edilmelidir; aylar sonra hatırlanan bir usulsüzlük, kayıt yoksa ispatlanamaz.
Uzlaşma Seçeneğini Erken Değerlendirmek
Şirket devam ederken sürdürülen bir çekişme, ticari itibarı ve nakit akışını doğrudan etkiler. Pay değerinin bağımsız bir hesapla ortaya konması, çoğu dosyada tarafları makul bir çıkış noktasına yaklaştırır. Bu değerlendirme yapılırken süreler durmadığı için, görüşme takvimi ile dava takvimi aynı çizelgede tutulmalıdır.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar. Şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve olayın gelişimi tabloyu değiştirebileceğinden, karar vermeden önce dosyaya özel hukuki görüş alınması önerilir.