İçeriğe geç
AC

Cayma Hakkında 14 Günlük Süre: Hakem Heyeti mi, Tüketici Mahkemesi mi?

30 Mayıs 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 68 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Mesafeli sözleşmelerde cayma hakkı, tüketiciye tanınmış en pratik korumadır; ancak hakkın kullanılması ile hakkın hukuken sonuç doğurması farklı şeylerdir. Satıcı bildirimi almadığını ileri sürdüğünde ya da iade bedeli ödenmediğinde, uyuşmazlığın hangi merciye taşınacağı belirleyici hâle gelir. Yanlış mercie yapılan başvuru, süreyi durdurmadığı gibi tüketiciyi baştan başlamak zorunda bırakır.

Cayma Bildiriminin Usulü ve İspatı

Cayma hakkı kural olarak on dört gün içinde kullanılır ve bu süre içinde bildirimin satıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Sürenin başlangıcı mal teslimi ile hizmet sözleşmelerinde sözleşmenin kurulması bakımından farklılık gösterir. Satıcı, cayma hakkı konusunda tüketiciyi mevzuatın öngördüğü biçimde bilgilendirmemişse, sürenin uzayabileceği kabul edilir. Bildirimin platform üzerinden yapılması hâlinde ekran görüntüsü ve işlem numarası, e-posta ile yapılması hâlinde gönderim kaydı saklanmalıdır. Ayrıca bazı mal ve hizmet türlerinin cayma hakkı istisnaları arasında sayıldığı, bu nedenle her satış için hakkın kullanılamayabileceği unutulmamalıdır.

Parasal Sınır: Başvuru Sırası Neden Önemli

Tüketici hakem heyetlerinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda, dava açmadan önce hakem heyetine başvurmak gerekir; bu başvuru dava şartı niteliğindedir. Görev sınırı olarak esas alınan parasal tutar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiğinden, başvuru anında yürürlükteki güncel tutarın kontrol edilmesi zorunludur. Geçen yılın tutarına göre yapılan tercih, dosyanın görev yönünden reddine yol açabilir.

Hakem Heyeti Kararından Sonra

Hakem heyeti kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Bu kısa süre, uygulamada en çok kaçırılan sürelerden biridir; tebliğ tarihinin zarf veya elektronik kayıt üzerinden belgelenmesi önemlidir.

Tüketici Mahkemesinde Yetki ve Ön Şart

  • Tüketici davalarında, tüketicinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir; bu kural tüketiciyi uzak yer mahkemesine gitmekten korur.
  • Sözleşmeye konulan ve tüketiciyi başka bir yer mahkemesine zorlayan yetki kaydı, haksız şart tartışmasını gündeme getirir.
  • Hakem heyetinin görev alanı dışında kalan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun gerekip gerekmediği kontrol edilmelidir.

Dosyayı Güçlendiren Belgeler

Sipariş özeti, ön bilgilendirme formu, mesafeli satış sözleşmesi metni, ödeme dekontu, kargo iade kaydı ve satıcıyla yapılan tüm yazışmalar tarih sırasıyla dosyalanmalıdır. İade edilen ürünün gönderim kaydı, satıcının ürün elime ulaşmadı savunmasını karşılayan en güçlü belgedir.

Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve niteliğindedir ve her satış ilişkisinin koşulları farklıdır. Özellikle parasal sınır ve süre hesaplarında güncel düzenlemenin kontrol edilmesi, gerekirse bir hukukçudan görüş alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla