Yabancılar hukukunda dosya kaybetmenin en sık sebebi, kararın haksız olması değil; başvurunun geç yapılmasıdır. Aynı dosyada birbirinden çok farklı uzunlukta süreler işler ve her biri farklı bir mercie bağlıdır. Bu nedenle ikamet izniyle ilgili her karar önce şu üç başlıkta sınıflandırılmalıdır: kararın türü, dava süresi, yetkili mahkeme.
Hangi karar hangi yola gider?
- İkamet izni başvurusunun reddi veya iznin iptali: İdari işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açılır ve genel dava açma süresi uygulanır.
- Sınır dışı etme kararı: 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, bu karara karşı çok kısa bir süre içinde idare mahkemesine başvuru öngörür; mahkemenin kararı kesindir.
- İdari gözetim kararı: Gözetim altına alma ve uzatma kararlarına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur; bu, idari yargıdan tamamen ayrı bir hattır.
- Vatandaşlık başvurusunun reddi: 5901 sayılı Kanun kapsamındaki işlemler idari işlem niteliğinde olduğundan yine idari yargıda tartışılır.
Dört kalemin ilk üçü aynı yabancı hakkında eş zamanlı çıkabilir. Sınır dışı kararının kısa süresi kaçırıldığında, ikamet iznine ilişkin dava sürerken kişi ülkeden çıkarılabilir; bu nedenle önce kısa süreli karar ele alınmalıdır.
Yetkili idare mahkemesini belirlemek
İdari yargıda yetki kural olarak dava konusu işlemi yapan idarenin bulunduğu yere göre belirlenir. Yabancılar mevzuatındaki işlemlerin büyük bölümü il valilikleri (il göç idaresi müdürlükleri) tarafından tesis edildiğinden, yetkili mahkeme çoğunlukla işlemi yapan valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesidir. Yabancının ikamet ettiği ya da avukatının bulunduğu yer belirleyici değildir. İl değişikliğinden sonra eski ilde tesis edilen işleme karşı yeni ilde dava açılması, sık görülen bir yetki hatasıdır.
Süreyi başlatan an: tebliğ ve elektronik bildirim
- Süre, kararın tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
- Yabancının beyan ettiği adres güncel değilse, tebligat usulüne uygun sayılıp süre işlemeye devam edebilir. Adres değişikliğinin idareye bildirilmesi bu nedenle salt idari bir formalite değildir.
- Sisteme düşen bildirimin görülmemesi, süreyi durduran bir mazeret oluşturmaz.
- Tebliğ tarihini gösteren belgenin (tebligat mazbatası, imza karşılığı teslim tutanağı) örneği dosyada saklanmalıdır.
Yürütmenin durdurulması neden ayrıca istenir?
İptal davası açılmış olması, işlemin uygulanmasını kendiliğinden engellemez. Özellikle iznin iptali veya sınır dışı gibi sonuçları geri alınması güç işlemlerde, yürütmenin durdurulması talebinin dilekçede açıkça ve gerekçesiyle ileri sürülmesi gerekir. Telafisi güç zararın somut olarak açıklanması; aile birliği, öğrenim durumu, sağlık tedavisi veya çalışma ilişkisi gibi başlıklarla belgelenmesi beklenir.
Dosyayı güçlendiren belgeler
Pasaport işlem sayfaları, giriş-çıkış kayıtları, kira sözleşmesi ve adres beyanı, çalışma izni veya öğrenci belgesi, aile bağını gösteren nüfus kayıtları, sağlık sigortası ve varsa Türkçe yeterlik belgesi. Ret gerekçesi bir güvenlik kodu veya genel ifadeye dayanıyorsa, dilekçede işlemin somut sebebinin açıklanmasının istenmesi ve idari dosyanın mahkemece celbi talep edilmelidir.
Bu rehber genel bilgilendirme amacı taşır. Kararın türü ve tebliğ tarihi süreyi doğrudan belirlediğinden, elinize ulaşan her kararın hemen sınıflandırılması ve gecikmeden hukuki değerlendirme alınması önem taşır.