Sınır dışı etme kararı, hakkında karar verilen yabancı için kısa süreli ve geri dönüşü zor bir sürecin başlangıcıdır. Bu tür dosyalarda kaybedilen zamanın büyük bölümü, itirazın yanlış mercie yapılmasından ve dosyanın eksik belgeyle sunulmasından doğar. Aşağıda YUKK ve 5901 çerçevesinde başvuru düzeni anlatılmaktadır.
Kararı okumadan itiraz yazılmaz
Sınır dışı kararının gerekçesi, hangi hukuki sebebe dayandığını ve buna bağlı olarak hangi savunmanın anlamlı olacağını belirler. Kamu düzeni gerekçesiyle verilen bir karara karşı yapılacak savunma ile vize veya ikamet ihlaline dayanan karara karşı yapılacak savunma aynı değildir. Karar metninde gösterilen kanun yolu, süre ve başvurulacak merci ilk okumada işaretlenmelidir.
İdari itiraz ile yargı yolunu ayırın
Uygulamada sık görülen hata, valilik veya göç idaresi birimine yazılan dilekçenin yargısal başvuru yerine geçtiğinin sanılmasıdır. İdareye yapılan yazılı talep, işlemin gözden geçirilmesini sağlayabilir; ancak kararın iptali için öngörülen yargısal başvuru süresini kendiliğinden uzatmaz. Aynı şekilde geri gönderme merkezine verilen dilekçe, mahkemeye yapılmış bir başvuru sayılmaz.
İtiraz dosyasında bulunması gereken belgeler
- Sınır dışı etme kararının ve tebliğ tutanağının okunabilir örneği
- Pasaport, kimlik ve varsa ikamet izni belgelerinin tüm sayfaları
- Türkiye'deki aile bağını gösteren evlilik, doğum ve nüfus kayıt belgeleri
- Varsa uluslararası koruma başvurusuna ilişkin kayıt ve mülakat belgeleri
- Menşe ülkeye dönüş halinde doğacak riski gösteren sağlık raporu, tedavi kayıtları ve resmî yazışmalar
- Öğrenim, çalışma izni veya vergi kaydı gibi Türkiye'deki hukuki bağı gösteren evrak
Yabancı dildeki her belge için yeminli tercüme ve gerektiğinde apostil şerhi hazırlanmalıdır; tercümesiz sunulan belge çoğu zaman değerlendirmeye alınmaz.
Vatandaşlık başvurusu ile karıştırmayın
5901 kapsamındaki vatandaşlık talepleri ayrı bir idari süreçtir ve devam eden bir vatandaşlık başvurusu, sınır dışı kararını tek başına askıya almaz. Aynı biçimde ikamet izni yenileme talebi de itiraz yerine geçmez. İki süreç paralel yürütülecekse, her biri için ayrı takvim tutulmalıdır.
İdari gözetim ayrı bir başlıktır
Sınır dışı kararına yönelik itiraz ile idari gözetim altına alma işlemine yönelik başvuru farklı konulardır ve farklı sürelere tabidir. Birinin sonuçlanması diğerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; her ikisi için de ayrı dilekçe hazırlanması gerekir.
Bu metin genel bilgi amacıyla hazırlanmıştır. Sınır dışı dosyalarında süreler çok kısa olduğundan, kararın tebliğinden hemen sonra bir hukukçuya danışılması önerilir.