KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2012/2482 E., 2012/5901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten öldürmeye teşebbüs
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK.nun 81, 35/2, 63 maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
1- Oluşa ve dosya içeriğine göre, mağdurun, sanığın kızkardeşiyle gayrı resmi beraber yaşadığı, olay günü konuşmak için mağduru çağıran sanığın, mağdurun göğüs ve batın bölgesine bıçakla vurarak dalağın alınması suretiyle organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesine ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda;
Kasten yaralamanın kişinin duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olması ve bu suçun silahla işlenmesi halinde öngörülen hapis cezasının sekiz yıldan az olamayacağı; bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 86/1. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren nedenlerin bulunması halinde bu cezanın üst sınırının on iki yıl on sekiz aya kadar ulaşabileceği (TCY’nun 86/1,86/3-e,87/2-b,87/2-son); on iki yıl on sekiz ay hapis cezasının, kasten yaralama suçları için öngörülen cezanın üst sınırı olduğu,
anılan sekiz yıl hapis cezasının bu cezanın yarısından (altı yıl dokuz aydan) fazla olduğu; kasten insan öldürmeye teşebbüs suçu için öngörülen cezanın, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası olduğu (TCY’nın 35/2); anılan suçlar arasında hiyerarşik bir denge (önem sırası, daha ağır bir ceza ile cezalandırmayı gerektirme hali) bulunduğu; uygulamada birliğin sağlanması için, bu dengenin korunması gerektiği,
35. maddenin uygulanmasında esas alınması gereken tek “ölçüt” ün “meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı” olduğu.
35.madde uyarınca cezanın alt ve üst sınırlar arasında belirlenmesinde yargıca takdir hakkı tanınmış ise de, takdirde yanılgı bulunup bulunmadığını denetlemenin, uygulamada birliği sağlamakla görevli Yargıtay’a ait olduğu; "tehlike" sözcüğünün, büyük bir zarara yada yok olmaya yol açabilecek bir durum yada şey olarak, "zarar" sözcüğünün, bir şeyin, bir olayın yol açtığı kötü sonuç olarak, “hayati tehlike” kavramının, yaralama ile başlayan ve ölüme yol açabilen, tedavi ile düzelse bile kişiyi ölüme yaklaştırmış olan tablo olarak tanımlandığı konuları göz önünde tutularak somut olaya bakıldığında.
35.madde uyarınca, meydana gelen zararın ağırlığına göre, cezanın üst sınıra yakın tayini gerektiği anlaşıldığı halde, on iki yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2012/2482, K. 2012/5901, 3 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama