İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2022/8247 Karar: 2023/1340 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/8247 K.2023/1340

1. Ceza Dairesi 2022/8247 E. , 2023/1340 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2022/8247 E. , 2023/1340 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2022/8247 E. , 2023/1340 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/240 Esas, 2021/387 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci, sekizinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezalarının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2022/207 Esas ve 2022/232 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; 5237 sayılı Kanun'un 9 yıldan 15 yıla hapis cezası öngören 35 inci maddenin uygulanması sırasında alt sınırın biraz üzerine çıkmak suretiyle makul cezalar tayini ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiilerinin temyiz istemleri; 1. Keşif yapılması gerektiğinden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 2. Meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Kasten yaralama hükümlerinin uygulanması gerektiğinden suç vasfının hatalı belirlendiğine, 4. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Tekerrür şartlarının oluşmadığına, İlişkindir. B. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi: sanık ... hakkında tekerrür şartlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanıklar ile mağdur arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü mağdurun yanında tanık ...ile birlikte para çekmek için bankamatiklerin önüne geldikleri bir süre sonra sanık ...'ın da bankamatiklerin önüne geldiği, mağduru görmesi üzerine abisi ...'i arayarak olay yerine çağırdığı, ...'in olay yerine aracı ile gelerek park ettiği, sanık ...'nin aracından elinde silahla inerek abisi sanık ...'in yanına geldiği, mağdur ...'in aracı ile ayrılacağı sırada sanıkların ellerinde silahlarla mağdurun aracının şoför kısmına gelerek ateş ettikleri, mağdurun da aracında bulunan silahı alarak karşılık verdiği, sanık ...'nin ayağından vurularak yere düştüğü, sanık ...'in ise silahının tutukluk yapması üzerine tanık...ın sanık ...'e yumruk atmak suretiyle müdahale ettiği, sanıkların yerde bulunduğu sırada mağdurun sanıklara tekrar ateş ederek tanık ...ile olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmıştır. 2. Sanıklar aşamalardaki beyanlarında üzerilerine atılı suçlamaları tevil yollu ikrar etmişlerdir. 3. Mağdur ... ve tanık...ın aşamalardaki beyanları uyumludur. 4. Gebze Fatih İlçe Devlet Hastanesinin 13.06.2017 tarihli raporunda mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilecek, yaşamını tehlike sokmayacak şekilde yaralandığının bildirildiği anlaşılmıştır. 5. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri basit krokisi, olay anına ilişkin görüntülerin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporu, görüntü inceleme tutanakları, uzmanlık raporlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır. 6. Sanıklara ait güncel nüfus ve adlî sicil kayıtlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Eksik İnceleme Sanık müdafiiileri keşif yapılması gerektiğini, alınan raporların yetersiz olduğunu ileri sürmüşlerse de, sanıkların üzerine atılı suçlamayı kısmen ikrara yönelik savunmaları, mağdur beyanı ve bu beyanla uyumlu tanık...ın anlatımları, olaya ilişkin görüntü kayıtları, alınan bilirkişi raporu ile mağdur hakkında tanzim olunan adlî muayene raporu karşısında Mahkemece sübuta yönelik gerekli araştırma ve incelemelerin yapıldığı, dava dosyasının tekemmül ettirildiği ve kararın objektif bulgulara dayandırıldığı belirlendiğinden, inceleme konusu hükümde bu sebebe dayalı bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Meşru Savunma Olaya ilişkin görüntü kayıtları ve alınan raporlarda sanıkların ellerinde silahlarla olay yerinden ayrılmak üzere olan mağdurun aracının şoför kısmına yaklaşarak mağdura ateş ettikleri, mağdurun da karşılık verdiği hususları dikkate alındığında, ilk haksız hareketin ellerinde silahlarla mağdurun aracına yaklaşarak ateş eden sanıklardan geldiği anlaşıldığından meşru savunma koşullarının somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümde bu sebebe dayalı bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Haksız Tahrik Sanıkların beyanlarında mağdurun defalarca iş yerlerini ateşli silahla taradığını belirtmeleri karşısında sanıklar Sabri ve ...'den husumetin nedenine ilişkin delillerin sorularak araştırılması, mağdurun soruşturma ve Mahkeme aşamasında olay tarihinden 2 yıl kadar önce sanıkların kendisine 4-5 el ateş ettiğini ve bu olayların savcılık ve karakola yansıdığını beyan etmesi karşısında soruşturma ve varsa kovuşturma evrakının getirtilerek incelenmesi sonucuna göre sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerekirken yetersiz gerekçe ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Suç Vasfı ve Teşebbüsün Derecesi Sanıkların silahla mağdura hedef gözeterek birden fazla kez ateş ettikleri, mağdurun aracında bulunan isabet noktaları, mağdurun kendisini araç içerisinde korumaya alarak sanıkların ateşinden koruduğu, sanık ...'in eylemine devam etmesine tanık ...tarafından engel olunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmamışsa da mağdurun basit tıbbî müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı, olay yerindeki tüm boş kovanların sanıkların silahlarından atılmadığı, sanıkların atışına mağdurun da silahla karşılık verdiği, olay yerinde mağdurun silahından atıldığı tespit edilen 5 adet boş kovan bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde sanıklar hakkında 9 yıldan 15 yıla kadar ceza öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile uygulama yapılırken alt sınırdan bir miktar uzaklaşarak makul sınıra (12 yıl) yaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerekirken 12 yıl hapis cezaları belirlenerek fazla cezalar tayini hukuka aykırılık bulunmuştur. 5. Takdiri İndirim 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirimin yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından hükümde bu sebebe dayalı bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. 6. Tekerrür a. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/315 Esas 2016/352 Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkında 4 yıl hapis cezasına hükmolunduğu, kararın 07.02.2017 tarihinde kesinleştiği, sanığın kesinleşme tarihinden sonra suç işlediği anlaşıldığından sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. b. Sanık ... hakkında tekerrüre esas kabul edilen adlî sicil kaydında yazılı ... 48. Asliye Ceza Mahkemesi kararının 23.05.2017 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle suç tarihi itibariyle tekerrüre esas olmadığı ancak sanığın adlî sicil kaydında Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli 2014/158 Esas 2015/458 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak anılan konu suçun 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi beşinci fıkrası kapsamında kaldığı anlaşılmakla, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin birinci fıkrasında yer alan “Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir.” düzenlemesi gereği, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespiti ile sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde 3, 4 ve 5 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiilerinin ve Cumhuriyet savcısının haksız tahrike, teşebbüsün derecesine ve tekerrüre yönelen temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2022/207 Esas ve 2022/232 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'in sanık ... hakkındaki hükmün onanması, sanık ... yönündeki hükmün ise tekerrür hükümlerinin uygulanması yönünden bozulması yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar müdafiilerinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) K A R Ş I O Y Sanıklar ... ve ...'ın mağdur ...'na karşı ayrı ayrı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında yerel mahkeme tarafından teşebbüs nedeniyle sanıklara Türk Ceza Kanun’un 35 inci maddesi gereği 9-15 yıllık ceza makası içerisinde makul seviyede kabul ile 12 yıl ceza takdir edilmiş olup bu karar ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından onanmıştır, bu kararın lehe temiz edilmesi üzerine Dairemiz tarafından her iki sanık hakkında teşebbüs hükümleri uygulanırken makul oranda ceza tayin edilmek suretiyle fazla ceza verildiğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince onaylanan ceza miktarının dosya kapsamına uygun olduğunu düşündüğümden dairemizin çoğunluğunun bu konudaki bozma kararına muhalifim. Şöyle ki; Aralarında daha önce karşılıklı adliyeye intikal etmiş dosyaları bulunduğu söylenen husumetli sanıklardan Sabri’nin katılan ...'i olay günü il merkezinde bulunan ATM cihazlarının önünde gördüğü ve diğer sanık ...’e cep telefonu ile haber verdiği bir süre sonra sanık ...’in de ATM cihazlarının bulunduğu yere aracıyla geldiği, olay yerini ve olay anını gören kamera kayıtları izlendiğinde sanıklar ... ve Sabri'nin her ikisinin de katılanın içinde bulunduğu araca doğru ellerinde tabanca olduğu halde yaklaştıkları katılan ... aracın şoför mahallinde kapısı açık olduğu halde otururken her iki sanığın ellerindeki tabancalarla dosyada bulunan olay yeri inceleme tutanağı ve ekspertiz raporuna göre ayrı ayrı dörder kez yani toplamda 8 el katılana ateş ettikleri bu atışların katılanın aracının direksiyon simidine ve muhtelif yerlerine isabet etse de aracın içinde oturmakta olan katılan ...'in sadece sol diz altından basit tıbbi müdahale ile giderilir, kemik kırığı oluşturmayacak ve hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı, saldırıya maruz kaldığını anlayan Yüksel'in kendisinde bulunan tabancayla karşılık vererek saldırıyı önlediği ve sanıklar ... ve Sabri'ye toplam 5 el ateş ettiği bu iki sanığında yaralandıkları anlaşılmaktadır. Türk Ceza Kanun'un 35 inci maddesi düzenlenirken sadece işlenen suçtan mağdurda oluşan yaralanmanın niteliği değil aynı zamanda mağdur aleyhine sanıklarca oluşturulan tehlikenin ağırlığı da teşebbüsün derecesi belirlenirken esas alınacağı yasadaki açık düzenlemeden anlaşılmaktadır. Somut olaya baktığımızda daha önce husumetli olan iki sanık katılan ...'i görünce ellerindeki tabancalarla aracın hemen yanına kadar gelip aracın şoför koltuğunda bulunan Yüksel'e her biri ayrı ayrı dörder el olmak üzere 8 el 7.65 çapındaki öldürücü özelliği bulunan tabancalarla ateş etmişlerdir. Katılan ... kendisini tabanca ile savununca sanıklar ateş etmeye devam edememişlerdir. Katılan ...'in maruz kaldığı tehlikenin boyutunun asgari veya asgariye yakın seviyede olduğunu kabul etmek dosya da bulunan kamera kayıtları da izlendiğinde tarafımızdan mümkün görülmemektedir. Katılan ...’e karşı işlenen teşebbüs aşamasında kalmış adam öldürme suçunda olayın oluş şekline mevcut delil durumuna göre tehlikenin ağırlığı ve yoğunluğu dikkate alındığında her iki sanık hakkında katılan ...'e karşı işlenen suçlardan verilen temel cezada Türk Ceza Kanun’un 35 inci maddesi gereği makul oranda indirim yapılması yani her bir sanığın ayrı ayrı 12 yıl ceza ile cezalandırılmaları dosya adaletine uygundur. İş bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin her iki sanık hakkında verdiği kararı teşebbüsün derecesi nedeniyle bozan Dairemizin oy çokluğuyla verdiği kararına muhalifim. Saygılarımla.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla