İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/8707 K.2023/226

Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Esas2022/8707Karar2023/226Tarih1 Şubat 2023Okuma7 dk · 1.417 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2022/8707 E., 2023/226 K.

Karar tarihi
1 Şubat 2023
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Kasten öldürme
Hüküm
İstinaf başvurularının esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2021/233 Esas, 2022/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17/06/2022 tarihli ve 2022/2077 Esas, 2022/2124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı

Karar Detayı

1.417 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri 1. Haksız tahrikin varlığına, 2. Cezadan takdire bağlı indirim yapılması gerektiğine İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanığın, maktülün öz amcası olduğu ve aralarında arazi anlaşmazlığı bulunduğu, olay günü sanığın, anlaşmazlık konusu olan tarlayı traktör ile sürmekte olan maktülü görünce av tüfeğini alarak iki el ateş ettiği ve maktulün ölümüne sebebiyet verdiği, akabinde olay yerinden kaçarak uzaklaştığı olayda, sanık hakkında kasten öldürme suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir. 3. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır. 5. Otopside maktulde en az bir atışla husulü mümkün yaralanma olduğu, sağ hemitoraksta 20x18 cm'li alanda toplamda dokuz adet av tüfeği iri saçma tanesi giriş yarası olduğu, sırt sol tarafta toplamda beş adet av tüfeği iri saçma tanesi çıkış yarası olduğu, maktulün ölümünün av tüfeği iri saçma tanesi yaralanmasına bağlı iç organ (akciğer, perikard, kalp, diyafram, karaciğer) ve büyük damar (çıkan aorta ve torakal aorta) yaralanmalarından gelişen iç kanama (hemotoraks, hemoperitoneum) sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir.

6. Olay yerinde bulunan iki adet boş kartuşun sanıktan ele geçen av tüfeğinden atılmış olduğuna ve svaplara, atış mesafesinde dair uzmanlık raporları dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1. Haksız Tahrik Yönünden Sanık aşamalarda değiştirdiği savunmasında maktulün kendisine küfür etmesi ve olay öncesinde üzerine traktör sürmesi sebebiyle haksız tahrik altında suçu işlediğini iddia etmişse de; hazırlık aşamasındaki ilk ifadesinde maktulün kendisine küfrettiğinden bahsetmediği, sulh ceza mahkemesindeki sorgusunda ise maktulün traktör sesinden kendisini duymamış olacağından eli ile git işareti yaptığını ve kendisinin de tüfekle ateş ettiğini beyan ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında yeterli ve kanunî gerekçe ile haksız tahrik hükmünün uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından,

hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Takdiri İndirim Sebebi Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece, sanığın hazırlık aşamasında müdafi ile vermiş olduğu ifadesinden sonra daha az ceza alabilmek amacıyla savunmasını değiştirmiş olması, sanığın kendisine ait olduğunu iddia ettiği gayrimenkul ile ilgili yapılan kadastro çalışmasına Kemal Özbekli'nin itiraz etmesine duyduğu kızgınlık nedeniyle eylemi gerçekleştirmiş olması,

bu kızgınlığın uzun süredir var olması ve sanığın herhangi bir tartışma yaşanmaksızın eylemi gerçekleştirmiş olması dikkate alındığında mahkememizde vermiş olduğu pişman olduğuna dair beyanının daha az ceza almaya yönelik bir beyan olduğu kabul edilmekle sanık hakkında takdiren 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle takdiri indirim sebebi uygulanmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi

1. Ceza Dairesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/2077 Esas, 2022/2124 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ...

23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.02.2023 tarihinde karar verildi. (M) KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile aramızdaki görüş farklılığı, sanık hakkındaki hükümde ilk derece mahkemesinin TCK’nın 62. maddesinin uygulanmamasına yönelik takdirinin gerekçesi yönünden isabetli bulunmadığı şeklindeki düşüncemize dayanmaktadır.

Nitekim sanık müdafinin temyiz itirazlarından biri de, müvekkili sanık hakkında TCK’nın 62. maddesindeki takdiri indirim maddesinin uygulanmamış olmasına yöneliktir.

Somut olayda, ilk derece mahkemesi kasten insan öldürme suçundan TCK’nın 81. maddesi gereğince müebbet hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verdiği sanık hakkında takdiri indirime ilişkin TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar vermiş, bu kararın gerekçesini ise “Sanığın hazırlık aşamasında müdafisi ile vermiş olduğu ifadesinden sonra daha az ceza alabilmek amacıyla savunmasını değiştirmiş olması, sanığın kendisine ait olduğu iddia ettiği gayrimenkul ile ilgili yapılan kadastro çalışmasına ..........,'nin itiraz etmesine duyduğu kızgınlık nedeniyle eylemi gerçekleştirmiş olması,

bu kızgınlığın uzun süredir var olması ve sanığın herhangi bir tartışma yaşanmaksızın eylemi gerçekleştirmiş olması dikkate alındığında mahkememizde vermiş olduğu pişman olduğuna dair beyanının daha az ceza almaya yönelik bir beyan olduğu kabul edilmekle” biçiminde açıklamaya çalışmıştır.

Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 7406 sayılı Kanunun 1. maddesiyle yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Takdiri İndirim Nedenleri” başlıklı 62. maddesinde; “fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.

Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir” şeklinde düzenleme yer almaktadır.

TCK’nın 62. maddesinin ikinci fıkrasında takdiri indirim nedenleri sayıldıktan sonra “gibi” denilmek suretiyle takdiri indirim nedenlerinin yasada sayılanlarla sınırlı olmadığı, aksine bunların örnek olarak belirtildiği açıkça vurgulanmıştır.

Burada sayılan “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi nedenler, uygulamada sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikteki gerekçelerdir. Bunun sonucu olarak da, TCK’nın takdiri indirim nedenleri yönünden serbest değerlendirme sistemini benimsediği kabul edilmektedir.

Serbest takdir sisteminin bir gereği Hâkim; “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri”nin yanında, her somut olaya göre değişebilecek ve önceden öngörülemeyecek nedenleri de birlikte değerlendirerek bu hususta hak, adalet ve nasafet kurallarına uygun biçimde uygulama yapacaktır.

07.06.1976 gün ve 3-4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile bu doğrultudaki birçok Ceza Genel Kurulu kararında açıkça vurgulandığı üzere; yasa koyucu, takdiri indirim hükmünün tatbiki konusunda uygulamada çıkabilecek olan ve önceden öngörülme olanağı bulunmayan çeşitli halleri kapsayacak bir kalıp bulmanın zorluğu karşısında indirim nedenlerini kısıtlamaktan özenle kaçınmıştır.

Hâkimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız olmayıp, bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bununla birlikte gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dosya içeriğine uygunluğunun Yargıtay denetimine tabi olacağında da kuşku bulunmamaktadır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 27.09.2011 gün ve 122-187 sayılı kararında da benzer hususlara işaret edilmiştir.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde.

Sanığın savunma hakkı kapsamında ve henüz soruşturma aşamasında müdafi eşliğindeki sorgusunda kendisi hakkında lehe sonuçlar doğuracağı düşüncesiyle verdiği ifadenin, delil saklama, delil karartma, adaletten kaçma gibi olumsuz ve bir yönüyle failin olumsuz kişilik özelliklerini de ortaya koyabilecek davranışlardan olmadığı, bu bakımdan aleyhe değerlendirilemeyeceği, yine mahkemenin takdiri indirim uygulamama gerekçesinde yazılı “sanığın kendisine ait olduğu iddia ettiği gayrimenkul ile ilgili yapılan kadastro çalışmasına............,'nin itiraz etmesine duyduğu kızgınlık nedeniyle eylemi gerçekleştirmiş olması,

bu kızgınlığın uzun süredir var olması ve sanığın herhangi bir tartışma yaşanmaksızın eylemi gerçekleştirmiş olması dikkate alındığında mahkememizde vermiş olduğu pişman olduğuna dair beyanının daha az ceza almaya yönelik bir beyan olduğu kabul edilmekle” şeklindeki hususların ancak ve ancak suç vasfının tasarlama niteliğinde olup olmadığının ve haksız tahrik koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi bakımından ölçüt olarak yazılabileceği, sanığın pişmanlığının bu ölçütler ışığında ele alınıp ortaya konulmasının mümkün olmadığı,

bu bağlamda mahkemenin TCK’nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmaması yönündeki takdirinin temelini teşkil eden gerekçelerin dosya kapsamına uygun düşmediği gibi hukukça kabul edilebilir nitelikte bulunmadıkları, gerekçesi usul ve yasaya aykırı nitelikteki ilk derece mahkemesi hükmünün ve buna yönelik istinaf istemini esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu bakımdan isabetli olmadığı görüşünde olmam nedeniyle sayın çoğunluğun onama yönündeki düşüncesine katılmıyorum.

Muhalif Üye ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. II. Temyiz Sebepleri
  4. III. Olay Ve Olgular
  5. IV. Gerekçe
  6. V. Karar

Karar Bilgileri

Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8707
Karar No
2023/226
Tarih
1 Şubat 2023
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/8706 K.2023/5643
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/8704 K.2023/5641
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/8703 K.2023/5812
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/8702 K.2023/667
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/8700 K.2023/4760
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/8699 K.2023/5897

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.