İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/5702 Karar: 2025/2281 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/5702 K.2025/2281

1. Ceza Dairesi 2023/5702 E. , 2025/2281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/263 E., 2023/321 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmü

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/5702 E. , 2025/2281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/263 E., 2023/321 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmü

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/5702 E. , 2025/2281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/263 E., 2023/321 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması 1. Sanık ... hakkında suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme suçu yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılanlar ... ve ... vekilinin, katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279/1-b maddesi uyarınca “bu suç yönünden doğrudan zarar görmeyen bu sebeple katılan sıfatı bulunmayan katılanlar ... ve ... adına vekilinin, katılan Bakanlık vekilinin, istinaf başvurusu yapmaya hak ve yetkisi bulunmadığı” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279/1-son maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, inceleme dışı bırakılmıştır. 2. Sanık ... hakkında maktul ...'ya karşı nitelikli kasten öldürme suçu yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/268 Esas, 2021/545 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında maktul ...'ya yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2023/263 Esas, 2023/321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılan ... vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. B. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme ve Değiştirme Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılanlar ... ve ... vekilinin, katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca “bu suç yönünden doğrudan zarar görmeyen bu sebeple katılan sıfatı bulunmayan katılanlar ... ve ... vekilinin, katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusu yapmaya hak ve yetkisi bulunmadığı” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279/1- son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264/1.maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 268/3-e maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Maktul ...'ya Karşı Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2023/263 Esas, 2023/321 Karar sayılı kararında katılan ... vekilince ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Konya Cumhuriyet Başsavcılığı 25.05.2021 tarihli 2021/6842 Esas sayılı İddianamesinde; Şüpheli ...'in, Maktul ...'i tasarlayarak öldürdüğünü belirterek TCK 81/1-a,d maddesi uyarınca cezalandırılmasını kamu adına talep etmiştir. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi 16.11.2021 tarihli ve 2021/268 Esas, 2021/545 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... hakkında maktul ...'ya yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2023/263 Esas, 2023/321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarihli ve 2023/263 Esas, 2023/321 Karar sayılı Esastan Red kararı, katılanlar tarafından temyiz edilmiştir. Dairemiz oy çokluğuyla kararın onanmasına karar vermiştir. Dairemizin Onama kararına katılmıyoruz. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Maktul ile sanık ...'in aralarında aldatma mevzusu nedeniyle huzursuzluğun mevcut olduğu, bu durumun ifadelerle doğrulandığı, her ne kadar diğer sanık ..., sanık ... ile aynı doğrultuda ve onu doğrular nitelikte ifade vererek kendileri dışarıda bulundukları sırada içeriden bir silah sesi duyduklarını ve içeriye kapının kilitli olması nedeniyle kapının yanındaki pencereden girdiklerini beyan etmiş ise de, hem Sarayönü Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen olay yeri inceleme raporunda hem de kolluk ekiplerince düzenlenen olay yeri raporunda, bahse konu pencerede herhangi bir zorlama izninin bulunmadığı tespit edildiğinden, tekmelenerek açılan bir pencerede herhangi bir iz bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, maktulün ölü bulunduğu odada evde yaşı küçük 4 çocuk bulunmasına rağmen çok sayıda bıçak olmasının nedeninin maktul ile kocası arasındaki olası bir kavga olayına delil teşkil ettiği, diğer sanık ...'in ifadesine göre, maktulün sağ elinin kafasına doğru kıvrık olduğu belirtilmiş ise de, olay yerine gidildiğinde maktulün her iki kolunun yanlara doğru açık olduğunun görülmesi ve yine sanıkların her ikisi de maktulün üzerinde bulunan tüfeği dokunan şahsın sanık ... olduğunu ifade etmiş iseler de, ateşlenmiş bir tüfeği dokunduğunu iddia etmesine rağmen sanık ...'in elinde hiçbir atış artığına rastlanılmayarak sadece maktulün başörtüsüne dokunduğunu iddia eden sanık ...'in elinde atış artığı tespit edilmesinin de çelişkili hususlar olduğu, maktulün her iki elinde atış artığı, sanık ...'in ise sağ elinde atış artığı tespit edilmesinin, maktulün namluyu her iki eli ile tutmuş olma ihtimalini güçlendirdiği, aynı şekilde tüfek ve fişekler üzerinde hiçbir parmak izi bulunmamasının da, tüfeğin temizlenmiş olma ihtimalini gösterdiği, her ne kadar olay yerinde bir intihar notu bulunmuş ise de, bahse konu notun yazıldığı tarihin belirlenemediği, taraflar arasında olay tarihinden önceki 1 hafta boyunca devam eden kavganın bulunması nedeniyle notun ölüm olayının meydana geldiği gün yazılarak akabinde intihar olayının gerçekleştiğine ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, aynı şekilde dosya içerisinde maktul ... tarafından ablasına yazılmış "aba seni de sıkın dırdım aba, hayırlı günler aba, neyapan, seni engelledi, küstünmü bana, beni odaya kilitledi, eline tüfeği almış seni de buracam senin herkesi vuracam diy" şeklindeki mesajı bulunmasının olayın intihar olmadığı yönündeki şüpheleri artırdığı, ...'in eve gelmesi ile sesi duyarak eve girip 112'nin aranması arasındaki sürenin HTS kayıtları ile yaklaşık 5-6 dakika olarak tespit edildiği, dosya kapsamındaki ifadelerden ve sanık ...'in ifadesinden, daha hiç silah kullanmadığı anlaşılan maktulün odada asılı bulunan ve içi boş olan çift kırma av tüfeğini alarak ayrı bir yerden aldığı fişekleri bahse konu tüfeğin çalışma mekanizmasını çözerek tüfeğe koyması ve aynı zamanda odaya girişi engellemek amacıyla oda içerisinde bulunan iki adet komodini üst üste koyarak kapıya dayaması eylemlerinin bahse konu 5 dakikalık zaman diliminde yapılmasının mümkün olmadığı, dosya kapsamındaki resimlerden ve katılan ... vekilinin 17.02.2023 tarihli temyiz dilekçesinden sağlak olduğu anlaşılan maktulün yaralanmasının otopsi raporuna göre sağ akciğeri tamamen parçalanmasının sol akciğere ise daha az hasar vermesinin, yapılan atışın maktulün vücudunun sağına doğru açılı olduğu ve bu açıda bir atışın solak olması gereken maktul tarafından ya da sağlak olan bir başka kişi tarafından gerçekleştiği sabittir. Kaldı ki, tanık sıfatıyla ifadesi alınan maktulün kızının annesinin bütün gün üzgün olduğunu ve kendisini gün içerisinde babaannesine gönderdiğini, burada en az 1-2 saat kaldıktan sonra eve geldiklerini beyan etmesi karşısında, intihar düşüncesi olan bir kişinin gün içerisinde saatlerce yalnız kalan maktulün akşam eşi eve geldiği zamanda intihar ettiği düşüncesinin hayatın olağan akışına uygun değildir. Sanıkların istikrarlı ve birbiriyle uyumlu beyanları, olayın oluş şekline ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kesinlikle itibar edilmemesi kanaatindeyiz. Olay yerinde olan intihar notunu, sanığın maktule olaydan önce yazdırdığı ve olayın intihar olduğuna inandırmak için yaptırdığı kanaatindeyiz. Açıklanan gerekçelerle sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmakla TCK 82/1-a,d maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Bu nedenle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla