Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/2066 E. , 2025/2082 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3327 E., 2023/2754 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme suçuna azmettirme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanıklar hakkında boz
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/2066 E. , 2025/2082 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3327 E., 2023/2754 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme suçuna azmettirme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1.maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2021 tarihli ve 2019/446 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlerin istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.09.2021 tarihli ve 2021/1348 Esas, 2021/1895 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlere yönelik katılan vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.10.2022 tarihli ve 2021/13171 Esas, 2022/7955 Karar sayılı ilâmı ile "eksik inceleme ve gerekçesizlik" nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Bozma üzerine kurulan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin, 13.11.2023 tarihli ve 2022/3327 Esas, 2023/2754 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b. Sanıklar ... ... ve ... hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçuna azmettirme suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 38/1. maddesi delaletiyle 82/1-a, 29/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik indirim nedeni bulunmadığına, ilişkindir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle ; haksız tahrik indirim nedeni bulunmadığına, ilişkindir. 3. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; suç niteliğine, haksız tahrikin varlığına, ilişkindir. 4. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmasına, ilişkindir. 5. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından tasarlanarak gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suçların vasfının doğru biçimde belirlendiği, maktulden sanıklar ... ve ... ...'a yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ile davranışların bulunduğu ve ulaştığı boyut dikkate alındığında haksız tahrik nedeniyle yapılan indirim oranlarının yerinde olduğu, sanık ... yönünden haksız tahrik koşullarının oluşmadığı, sanık ... hakkında hükmolunan ceza miktarı uyarınca lehe hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin, 13.11.2023 tarihli ve 2022/3327 Esas, 2023/2754 Karar sayılı kararında katılan vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafileri, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ... ve üye ...'ün karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçen süreler dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit bulunan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir. Dosya kapsamından; Maktul ...'in alacak verecek meselesi nedeniyle kovuşturma dışı ... isimli kişiyle husumetli olduğu ve bu kişi tarafından rahatsız edildiği; buna engel olmak isteyen maktulun kendisini korumak amacıyla sanıklar ... ve ...'yu yanına aldığı, koruma işinin yanında kendisine ait iş yerini emlak ofisine çevirip sanıklara burada iş verdiği ancak maaşlarını ödeyemediği; bunun yanında maktulun Dörtyol mevkiinde hayvan damı ve arazisinin sahibi olduğu, burada sanık ...'in çobanlık yaptığı, zaman içerisinde burada ... ve ...'nun genellikle söz sahibi olduğu; maktul ...'in sanıklar ... ve ...'e olan borcunu kabul etmemesi nedeniyle taraflar arasında husumet doğduğu, 26.02.2019 günü tarafların ... Pansiyonun önünde buluştukları, burada maktul ..., sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in de olay yerinde bulunduğu, maktul ve ... arasında tartışma yaşandığı, sanıkların maktulden alacaklarını istedikleri, ardından maktulün sanıklar tarafından zorla araca bindirildiği, araç içerisinde tartışmanın sürdüğü, olaya tanık olan taraflarla bağlantısız ... ve ...'un ihbarıyla polis ekiplerinin maktulün bindirildiği aracı market önünde yakaladığı; bu olayın ardından maktulün önce ...'e sanık ...'i vurması için teklifte bulunduğu, Burak'ın bu teklifi kabul etmeyerek durumu sanık ...'e söylediğinde maktule "... sen bana tetikçi tutmuşsun adam bizi aradı sen kendin bilirsin" şeklinde mesaj gönderdiği, maktulün bu olayın ardından sanık ...'i vurması için sanık ...'e teklifte bulunduğu, Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/392 E. Sayılı dosyasına konu bu olayda sanıklar ..., ..., Berat Koyuncu, ..., ... ve ...'in bulunduğu, şahısların maktul ...'e ait olan ancak sanıklar ... ve ...'in kullanımındaki hayvan damında oturdukları sırada, sanık ...'ün sanık ...'i dışarı çağırdığı ve ayağından yaraladığı, yargılamada sanık ...'in sanık ...'den şikayetçi olmadığı, bu olayın ardından sanık ... ve ...'in gerek iddia ettikleri alacaklarını vermedikleri, gerek maktulün kendilerine karşı azmettirme eylemleri nedeniyle maktulü öldürmesi amacıyla sanık ...'ü azmettirdikleri, sanık ...'ün de bu amaçla silah temin ettiği, sanığın maktulün evinin önüne gelerek beklediği, maktulün evinin önünde sanık ... tarafından silahla vurulduğu ve hayatını kaybettiği, Sanık ...'ün maktulü öldürmesi hususunda diğer sanıkları korumaya yönelik beyanda bulunduğu, zira sanık ...'ün maktulü öldürdüğü silahı temin etmesi hususunda çelişkili beyanda bulunduğu, yine sanık ...'ün çalıştığı çiftliğin sanıkça da "Çiftliğin orta olduğu ile ilgili bir şey söylememişti. Maktul, ölmeden önce ayda birkaç kez çiftliğe geliyordu. Diğer sanıklar ise haftada en az iki üç kez çiftliğe geliyor, köpeklere yiyecek getiriyorlardı." şeklindeki ifadesiyle sanıklar ... ve ...'e ait olduğunun anlaşıldığı, bu durumun jandarma görevlisi tanık ...'nın ifadesinde de desteklendiği, kaldı ki sanıklar ... ve ...'in maktulle husumetli oldukları bir dönemde -sanık ... tarafından sanık ...'in ayağından vurularak yaralandığı gün- maktule ait olduklarını iddia ettikleri çiftliğe giderek arkadaşlarıyla toplanmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, böylece somut olayda sanıklar ... ve ...'in maktulün mülkiyetindeki çiftliğe fiilen sahip oldukları ve bu yolla sanık ... ile aralarında bağın bulunduğu, sanık ...'in maktulün kendisini vurması için adam tuttuğunu öğrenmesinin ardından sanık ... tarafından vurulması neticesinde görülen davada sanık ...'in sanık ...'den şikayetçi olmaması ve sanık ...'in maktule attığı mesajda maktulün kendisini vurması için adam tuttuğunu bildiğinin anlaşılması karşısında sanık ... tarafından maktulün azmettirici olduğu yönünde bir beyanda bulunmadığı, sanıklar ... ve ... ile maktul arasında derin bir husumetin ve alacak verecek meselesinin bulunmasına karşın sanık ... ile maktul arasında bir husumetin bulunmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde sanıklar ... ve ...'nun sanık ...'i maktul ...'i öldürmesi için azmettirdiği kanaatine varılarak sanıkların aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmediği, Sanık ...'ün diğer sanıklar ... ve ... tarafından azmettirilmesinin ardından maktule yönelik eyleminden önce suçta kullanacağı silahı temin etmesi, yine sanığın ikametinin önüne gelerek maktulü beklemesi bir arada değerlendirildiğinde eylemin ruhen sükunet içerisinde ve bir plan doğrultusunda icra edildiği, bu anlamda suçun tasarlayarak öldürme nitelikli halini oluşturduğu, azmettiren sanıkların aynı suçun cezası ile cezalandırılmasının gerektiğinden bahisle Sanık ...'ün TCKnun 82/1-a maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis, sanıklar ... Ve ...'in ise TCKnun 82/1-a 9 ve 2 maddeleri uyarınca 20 şer yıl hapis cezalarıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de; HTS kayıtlarına baktığımızda maktul ile sanık ...'ün 15.03.2019 tarihinde 8 kez, 16.03.2019 tarihinde 3 kez telefonla görüştükleri, sanık ... ile sanık ...'in 16.01.2019 ila 15.03.2019 tarihleri arasında 60 civarında, sanık ... ile sanık ...'in 18.01.2019 ila 14.03.2019 tarihleri arasında 80 civarında telefon görüşmeleri yaptıkları, Sanık ...'ün maktul ...'in azmettirmesi sonucu sanık ...'i tabanca ile yaraladığı 16.03.2019 tarihinden sonra sanık ... ile sanıklar ... ve ... arasında hiçbir telefon görüşmesinin yapılmadığı, Sanık ...'ün maktul ...'in 15.03.2019 gün hayvan barınağına gelerek kendisine 2500 TL ile beyaz bir beze sarılı 7,65 mm tabanca verdiğini, ... ve ...'i vur öldür dediğini, bu şahısları vurduktan sonra kendisine 20.000 TL ile bir süre sonra da 20.000 TL daha olmak üzere toplam 40.000 TL vereceğini ve kendisine bakacağını söylemesi üzerine 16.03.2019 günü sanık ...'i vurmak için tabancayı belinden çıkartıp doğrulttuğu sırada ...'in durumu fark edip silahlı eline vurduğu zaman silahın ateşlenmesi sonucu ...'in bacağından yaralandığını, kaçarken bir el havaya ateş ettiğini, polise teslim olduğunu, jandarma da ifade verdikten sonra ...'in şikayetçi olmaması üzerine serbest bırakıldığını, ankesörlü telefondan ...'i arayıp barışmak istediğini, bu işi ...'in yaptırdığını söylediğini, daha sonra ... ve ...'le görüşmediğini, bu olaydan sonra ...'le telefonla bir kaç kez görüştüğünü, 23.03.2019 günü cezaevinden tahliye olduktan sonra ...'le görüştüklerini, kendisini ifadeni geri çek, sana para vereceğim, yarım bıraktığın işi de tamamla dediğini, ona pişman olduğunu, aldığı parayı ve silahın parasını da verebileceğini, bu işi yapamayacağını söylediğini, kendisini kız kardeşinin rahatsızlığı ile ve romanlarla korkutup tehdit ettiğini, 01.04.2019 günü 15-16 yaşlarında bir roman çocuğu ile haber göndermesi sonucu amatör kıyı balıkçıları derneği lokalinde buluştuklarını, kendisini evlerinin yakınındaki parka çağırdığını, ...'in motorla kendisinin de yaya olarak parka geçtiklerini, burada ...'in kullanması için verdiği telefonu isteği üzerine ona verdiğini, ...'in yine ani konuyu gündeme getirerek ifadesini değiştirmesini, aksi halde kendisine ve kız kardeşine zarar vereceğini, kendi evine geçmesini, biri sorarsa kendini beklediğini söylemesini istediğini ifade etmesi sonrasında ...'in evinin oraya gittiğini, bir müddet bekledikten sonra ...'in geldiğini ona " sen bana küfür edemezsin, bacım ile beni tehdit edemezsin" diyerek kendisine atışlar yaptığını, bu olayda kullandığı tabancayı Cuma pazarı yanında Afgan uyruklu ... denilen bir şahıstan ...'in daha önce kendisine verdiği 2500 TL'den 2000 TL'sini vermek suretiyle aldığını, sanıklar ... ve ...'in maktulü öldürmesi için kendisini azmettirmediklerini savunması, Sanık ... sanık ...'ün kendisini 16.03.2019 günü sağ bacağından yaralanması ile ilgili olarak jandarmada Astsubayın kendisine bu işin içerisinde başkalarının da parmağı var demesi ve şikayetçi olmazsa serbest bırakılacağını düşündüğü ...'den bu işin iç yüzünü öğrenmeyi düşündüğünden ondan şikayetçi olmadığını, bu işi yönlendirmesi olan birisi varsa o şahıstan şikayetçi olduğunu söylediğini, ...'ün kendisini vurması için ...'in azmettirdiğini kardeşi ...'e yanlış bir şey yapacağından korktuğu için söylemediğini, bir hafta sonra Dörtyol köyündeki hayvan barınağında yanına gelen ...'e sorduğunda kendisine ...'in para karşılığı yaptırdığını söylediğini, ...'ü ...'i vurması için azmettirmediğini, 01.04.2019 günü ikametinden ... ile çıkıp Tuğsavul caddesi üzerinden geçerken yol üzeri sayılan maktul ...'in ikameti olan Göçmen sitesi önünde 112 ekiplerini ve ...'ü gördüklerinde ...'in telefonla ...'i arayıp "ne oldu kaza mı yaptın" diye sorduğunu, ...'in de ...'e "... vuruldu bu işte parmağınız var mı" diye sorduğunu ...'in de ...'e "abi ne saçmalıyorsun öyle şey mi olur" dediğini, daha sonra Dörtyol köyüne gidip 15 dakika kaldıktan sonra şehir merkezine dönerken ...'in eşinin eve polislerin geldiğini söylemesi üzerine emniyete gittiklerini, nezarette ...'in ...'ü kendisini vurması için azmettirmesi olayından bahsettiğini savunması, Sanık ... ise ...'le aralarında bir husumet bulunmadığını, ağabeyi ...'in vurulmasından 15 gün önce ...'in kendisine 10.000 TL verdiğini, kalan 70.000 TL'yi daha sonra ödeyeceğini söyleyip el sıkışıp sarılıp ayrıldıklarını, ağabeyinin ...'in azmettirmesi sonucu vurulduğunu nezarette iken ağabeyinden öğrendiğini, sanık ...'ü maktulü vurması için azmettirmediğini savunması, Olayın herhangi bir görgü şahidinin bulunmamasına karşılık daha önce Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Dairesi tarafından 12.03.2021 tarih ve 2019/446 Esas, 2021/180 sayılı karar ile beraatlerine karar verilen sanıklar ... ve ...'in sanık ...'ü azmettirerek maktulün ölümüne neden olmaları suçundan mahkum edilebilmeleri için, Öncelikle ya sanıklar ... ve ... tarafından suçlarını ikrar etmeleri gerektiği, Yada sanık ...'ün bu sanıkların kendisini azmettirdikleri yönünde beyanlarının olması gerektiği, Veya bu üç sanığın bir araya gelerek bu işi palanlarlarken, para ve silah alış verişi olurken konuşmalarını duyan, gören şahit ve şahitlerin olması gerektiği, Veya sanık ...'in sanık ... tarafından vurulduğu tarih olan 16.03.2019 tarihi ila olay günü olan 01.04.2019 tarihler arasında olağan dışı sayılabilecek telefon görüşmelerinin olması gerektiği halde aksine 16.03.2019 tarihinden sonra telefonla hiçbir görüşmelerinin olmamasının ...'in vurulması sebebiyle sanık ...'ün sanıklar ... ve ... barışmadıkları, dolayısıyla azmettirme hususunda bir araya gelmedikleri ve plan yapmadıkları, silah vermedikleri gibi de değerlendirilebileceği, Her ne kadar sanık ...'ün mali durumunun kötü olduğu, bir silah alabilecek kadar parasının olmadığı yönünde beyanlar var ise de sanık ...'ün olayda kullandığı silahı maktul ...'in kendisine ...'i vurması için vermiş olduğu 2500 TL'den 2000 TL'sini vermek suretiyle bu silahı afganlı birisinden aldığını savunmasının hayatın olağan akışına ters sayılamayacağı, Sanık ... ile maktul arasında bir alacak verecek sorunu olsa bile kendi iddiasına göre maktulden alacağı olduğunu söylediği 70.000 TL'nin öldürmeyi gerektirmemesi, zira maktulün öldürülmesi halinde zaten böyle bir parayı da hiç bir zaman alamayacağı için maktulü öldürtmek için azmettirmede bulunmasının mantıklı olmaması, keza sanık ...'in maktulün16.03.2019 tarihinde ...'i vuran ...'ün maktul tarafından azmettirildiğini olay sonrası nezarette iken ...'den öğrendiği hususundaki savunmasının aksinin kanıtlanamayacak olması, Sanık ...'in maktulün azmettirmesi sonucu sanık ... tarafından vurulduğunu öğrenmesi sonrası bu olaydaki yaralanmasının ayağından hayati tehlike doğurmayıp BTM ile giderilemeyecek derece yani çok önemli bir yaralanma olmaması, ayrıca kendisinin maktulün öldürülmesini azmettirmediği yönündeki savunmasının da aksinin kanıtlanamaması karşısında, Olayın nasıl gerçekleştiği hususunda net bir tespit yapılamadığından, maktulün sanık ...'ü diğer sanıklar ... ve ...'i öldürmeye azmettirmesine istinaden bu sanıkların sanık ...'ü azmettirmiş olabilecekleri varsayımına istinaden mahkumiyet kararı verilemeyeceği, Sanık ...'ün savunmasında belirttiği üzere" 23.03.2019 günü cezaevinden tahliye olduktan sonra ...'le görüştüğünü, kendisine " ifadeni geri çek, sana para vereceğim, yarım bıraktığın işi de tamamla" dediğini, ona pişman olduğunu, aldığı parayı ve silahın bedelini de verebileceğini, bu işi yapamayacağını söylediğini, kız kardeşinin rahatsızlığı ve romanlarla kendisini korkutup tehdit ettiğini, 01.04.2019 günü 15-16 yaşlarında bir roman çocuğu ile haber göndermesi sonucu amatör kıyı balıkçıları dernek lokalinde buluştuklarını, kendisini evlerinin yakınındaki parka çağırdığını, ...'in motorla kendisinin de yaya olarak parka geçtiklerini, ...'in kullanması için verdiği telefonu isteği üzerine ona verdiğini, ...'in yine aynı konuyu gündeme getirerek ifadesini değiştirmesini, aksi halde kendisine ve kız kardeşine zarar vereceğini, kendi evine geçmesini, birisi sorarsa kendini beklediğini söylemesini istediğini ifade etmesi sonrasında ...'in evinin oraya gittiğini, bir müddet bekledikten sonra ...'in geldiğini, ona " sen bana küfür edemezsin, bacım ile beni tehdit edemezsin" diyerek ona atışlar yaptığı" şeklindeki savunmasının hayatın olağan akışına aykırı bir savunma olarakta değerlendirilemeyeceği, Sonuç olarak sanıklar ... ve ...'in sanık ...'ü maktulü öldürmesi için beraber plan yaparak ona para ve silah vermek suretiyle azmettiren sıfatı ile onun ölümüne neden oldukları hususunda şüpheden arınmış aleyhlerine mahkumiyetlerine yeterli somut ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmesi gerektiği, Sanık ... açısından eylemi gerçekleştirmeyi ne zaman planladığı hususunda net deliller bulunmadığından savunmasının akside kanıtlanamadığından bu hususun lehine değerlendirilerek tahrik altında maktulü öldürdüğü kabul edilerek TCK'nın 81/1, 29. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği görüşündeyiz.