İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/5329 Karar: 2025/7250 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/5329 K.2025/7250

1. Ceza Dairesi 2024/5329 E. , 2025/7250 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2892 E., 2024/1126 K. SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemes

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/5329 E. , 2025/7250 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2892 E., 2024/1126 K. SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemes

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/5329 E. , 2025/7250 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2892 E., 2024/1126 K. SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2023 tarihli ve 2023/157 Esas, 2023/253 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 23/1. maddesi delaletiyle, aynı Kanun'un 85/1 ve 29. maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) Sanık ... hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2.e maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.04.2024 tarihli ve 2023/2892 Esas, 2024/1126 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine, b) Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince hükme yönelik katılan vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1.g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 87/4-2.c, 29, 62... . maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfına, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meşru savunmaya ilişkin yasal unsurların oluşmadığı, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının ve haksız tahrik indirimi yapılmasının isabetli olduğu, sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde sanık ... hakkında kurulan hükümdeki bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2) Dosya kapsamına göre; maktulün ölüm sebebinin araştırılmasına ilişkin düzenlenen raporlardan ilki olan 12.11.2022 tarihli ölü muayene tutanağında, "maktulün burun kısmında, sopa darbesine bağlı olduğu düşünülen kırık olduğu" tespitine yer verildiği, 13.01.2023 tarihli otopsi raporunda ise; burun üzerindeki abrazyonlar tarif edilmekle burunda herhangi bir kırık tanımlanmadığı ve ölüm sebebinin belirlenmesi hususunda dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. İhtisas Kuruluna gönderilmesi gerektiğinin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu 27.02.2023 tarihli raporunda; otopsi raporunu esas alarak, maktul üzerindeki darbelerin 5237 sayılı Kanun'un 86... . maddeleri kapsamında basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunu, ölüm sebebinin ise darba ve oluşan strese bağlı, kronik kalp damar rahatsızlığının tetiklenmesiyle gelişen kalp krizi olduğunu tespit ettiği, İstinaf aşamasında ise; dosyanın Adli Tıp Kurumu Üçüncü Üst Kurulu'na gönderildiği ve üst kurulun 08.02.2024 tarihli raporunun sonuç kısmında; " yapılan ölü muayenesinde her ne kadar burunda kırık tanımlanmakla birlikte radyolojik inceleme yapılmadığı, tıbbi belgelerde bunun kaydı bulunmadığı ve otopsisinde de burunda kırık tespit edildiğine dair kayıt olmadığı, ölü muayenesinde tarif edilen kırığın ve vücudunda tespit edilen travmatik değişikliklerin kasten yaralama sonucu meydana geldiğinin kabulü halinde maktul üzerindeki darbelerin 5237 sayılı Kanun'un 86... . maddeleri kapsamında basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olmadığı" tespitine yer verildiği anlaşılmakla; Dosya kapsamında; delil olması sebebiyle bir maddi olgu olan cesede doğrudan temas ederek düzenlenmiş iki ayrı raporun mevcut olduğu, raporların ilki olan ölü muayene tutanağında film, grafi gibi tıbbi delillerle desteklenmemiş, hangi kemikte olduğu ve çapı ile derecesi tanımlanmamış bir kırık tespitinin bulunduğu, ikincisi olan otopsi raporunda ise; burunda bir kırık tespitine yer verilmediği, bu haliyle mevcut iki rapor arasında, maktulün burnunda kemik kırığı olup olmadığı hususunda çelişki olduğu, maktul üzerindeki harici lezyonların ise 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında kaldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı ve aradan geçen zaman zarfı nedeniyle, bu hususun feth-i kabir ile de tespit edilemeyeceği hususları göz önünde bulundurulduğunda, maktulün burnunda kırık olup olmadığına ilişkin ortaya çıkan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi ve sanığın maktule yönelik eylemlerinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir kapsamda kaldığının kabul edilmesi gerektiği, sanığın bu eylemi sonucunda da maktulün darba ve oluşan strese bağlı, kronik kalp damar rahatsızlığının tetiklenmesiyle gelişen kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği anlaşılan olayda, sanık okanın 5237 sayılı Kanun'un 23/1. maddesi delaletiyle, aynı Kanun'un 85/1. maddesi kapsamında taksirle öldürme suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR 1) Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde; Gerekçe bölümünde yer alan (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.04.2024 tarihli ve 2023/2892 Esas, 2024/1126 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2) Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının incelenmesinde; Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin öne sürülen temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.04.2024 tarihli ve 2023/2892 Esas, 2024/1126 Karar sayılı kararının suç vasfı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan Vekili ... ve Üye ...'ın temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması yönündeki karşı oyları ve oy çokluğu ile BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2.b maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.10.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı oy) yazılmamış

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla