Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/7911 E. , 2026/728 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/823 E., 2024/1247 K. SUÇLAR: Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma 27.07.2020 (kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçu) HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi ve tem
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/7911 E. , 2026/728 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/823 E., 2024/1247 K. SUÇLAR: Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma 27.07.2020 (kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçu) HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi ve temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanması, kısmi temyiz başvurularının düzeltilerek esastan reddi ile hükmün onanması Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen 03.10.2024 tarihli ek karar yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 03.10.2024 tarihli ve 2024/823 Esas, 2024/1247 Karar sayılı ek kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan verilen hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2024 tarihli ve 2022/88 Esas, 2024/42 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-a maddeleri delaletiyle 87/4-2.cümle, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-e, 43/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2024/823 Esas, 2024/1247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (sadece kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan verilen hükme yönelik aleyhe), katılan Kurum vekili ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine oy çokluğuyla karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/823 Esas, 2024/1247 Karar sayılı ek kararı ile sanık müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme ilişkin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296/1. maddesi gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın canavarca hisle veya eziyet çektirerek eşe karşı kasten öldürme suçundan ve üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, aksi kanaatte sanığın kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan üst sınırdan ve takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine, ayrıca katılan Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, 2. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; adil yargılanma ve silahların eşitliği ilkeleri ile sanığın savunma hakkının ihlal edildiğine, eksik incelemeye, Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınamayacağına, sanığın atılı suçu işlemediğine, maktulün ölümünde kast ya da taksirinin bulunmadığına, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, meşru savunma hükümlerinin uygulanması, aksi kanaatte ise ağır haksız tahrik hükümlerinin uygulanması, suç vasfının taksirle yaralama olarak belirlenmesi, alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve lehe yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, adil yargılanma ve silahların eşitliği ilkeleri ile sanığın savunma hakkının ihlal edilmediği, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, maktulde meydana gelen yaralanmanın niteliği ve maktul ile sanık arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmaması dikkate alındığında, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek teşdiden belirlendiği, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının yoğunluğu ile amaç ve saiki dikkate alındığında üst sınırdan ceza tayinini gerektirir bir nedenin bulunmadığı, sanık lehine meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı ve takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan Kurum vekili ile sanık ve müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinin "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine, sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen 03.10.2024 Tarihli Ek Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/823 Esas, 2024/1247 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Kasten Yaralama Neticesinde Ölüme Neden Olma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2024/823 Esas, 2024/1247 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan (2024 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca 29.800,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanık ...'den tahsili ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ve müdafiinin tahliye taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.