Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/1811 E. , 2025/5904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/879 E., 2024/1447 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/1811 E. , 2025/5904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/879 E., 2024/1447 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında maktule karşı olası kastla nitelikli öldürme suçundan, 27.10.2023 tarihli iddianame ile kamu davası açılmış ve suçun 2003 yılının kış aylarında, kesin olarak tespit edilemeyen bir tarihte işlendiği belirtilmiş ise de maktulün ölüm tarihinin nüfus kayıt örneğinde 10.01.2003 olarak belirtildiği ve maktulün ölüm tarihinin sanık lehine yorumla 01.01.2003 tarihinde işlendiğinin kabulü gerektiği, anılan bu tarihlerde icra edilen eylemin suç tarihi itibarıyla yürürlükteki ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 450/1. maddesi ve karar tarihi itibarıyla yürürlükteki ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d-e maddesi hükümlerini ihlal ettiği, zamanaşımı tarihinin hesaplanması açısından 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında lehe-aleyhe kanun değerlendirilmesi yapıldığında 20 yıl zamanaşımı öngören 765 sayılı Kanun'un 102/1. maddesi hükmünün, 30 yıl zamanaşımı öngören 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi hükmüne göre lehe olduğu, bu itibarla suçun işlendiği 01.01.2003 tarihinden sonra, iddianamenin düzenlendiği 27.10.2023 tarihine kadar zamanaşımını kesen veya durduran herhangi bir işlemin bulunmadığı, 765 sayılı Kanun'un 104/1. maddesinde zamanaşımının kesilmesi sonucunu doğuran işlemlerden biri olarak sayılan "adli makamlar huzurunda maznunun sorguya çekilmesi" ibaresinden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun birçok kararında da belirtildiği üzere hâkim tarafından yapılan sorgunun anlaşılması gerektiği, 17.01.2018 tarihinde sanığın Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadesinin alınmasının zamanaşımını kesen bir işlem olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar 20 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenle katılan Kurum vekili ile sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.10.2024 tarihli ve 2024/879 Esas, 2024/1447 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 302. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise sanık ...'in derhal TAHLİYESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.