Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/2765 E. , 2025/7059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/119 E., 2025/18 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Müşteki sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesi içeriğinden temyiz isteminin müvekkili hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/2765 E. , 2025/7059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/119 E., 2025/18 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Müşteki sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesi içeriğinden temyiz isteminin müvekkili hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla, sanık ... hakkında kurulan düşme hükmü inceleme dışı bırakılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/49 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2021/760 Esas, 2021/1963 Karar sayılı ilâmı ile özetle; mağdurun yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunu gösterir şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde sanık hakkında hüküm kurulması, dosya kapsamına göre karşılıklı kavga şeklinde gelişen olayda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi gereğince asgari (1/4) oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken yazılı şekilde (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 87/1-son maddesi uygulanmış ise de, verilen sonuç cezanın “6 yıl” hapis cezası olması ve “5 yılın” altında kalmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 87/1-son maddesinin uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına ve sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir. 2. Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2025 tarihli ve 2021/119 Esas, 2025/18 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-c-d, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine, aksi halde lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının düzeltme nedeni dışında yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2021/760 Esas, 2021/1963 Karar sayılı bozma ilâmı öncesi 17.11.2015 tarihli karar ile sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma ilâmı sonrası yapılan yargılamada sanığın neticeten 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle kazanılmış hakkı ihlal edilerek fazla ceza verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2025 tarihli ve 2021/119 Esas, 2025/18 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "Ancak ilk hüküm sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğundan sanığın cezasının 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazına" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.