İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/3568 Karar: 2025/6605 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/3568 K.2025/6605)

1. Ceza Dairesi 2025/3568 E. , 2025/6605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/231 E., 2024/77 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. madd

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/3568 E. , 2025/6605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/231 E., 2024/77 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. madd

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/3568 E. , 2025/6605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/231 E., 2024/77 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2015 tarihli ve 2014/260 Esas, 2015/182 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/168 Esas, 2018/15778 Karar sayılı ilâmıyla; "sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği" nedeniyle bozulması üzerine Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 Esas No : 2025/3568 tarihli ve 2019/1 Esas, 2020/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 29/1, 53. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2023/231 Esas, 2024/77 Karar sayılı kararı ile; sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-a, 29/1, 53. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunmaya, ceza zamanaşımının dolduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, lehe kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, sanığın eylemine uyan suç için yasada öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü ve durma süresi de dikkate alındığında temyiz inceleme tarihi itibarıyla olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği, eksik araştırmanın bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükmün yeterli gerekçeyi ihtiva ettiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre bozma nedeni dışında ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işleyen sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde öngörülen hükmün açıklanması koşullarının gerçekleştiği, sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında erteleme ve seçenek yaptırıma çevirme hükümlerinin uygulanmasına yasal imkân bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Bozma ilâmı öncesi sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına karar verildiği, bu hususun bozma nedeni yapılmadığı da dikkate alınarak bozmadan sonra kurulan hükümde gerekçe de gösterilmeden anılan maddenin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2023/231 Esas, 2024/77 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği takdirî indirim nedeni yönünden yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Mucur'da kasten yaralamadan sanık hakkında haksız tahrik değerlendirilmesi için verilen bozma sonrası kurulan hükümde HAGB uygulanmış; ancak denetim süresi içinde kasıtlı yeni suç işlendiğinden HAGB açıklanarak sanık 4 ay 15 gün hapisle cezalandırılmıştır. Bozmadan sonraki hükümde ilk kararda uygulanan TCK 62 takdiri indirimi gerekçe gösterilmeden uygulanmamıştır.

Hukuki İlke: Bozma öncesi sanık lehine uygulanan ve bozma nedeni yapılmayan TCK 62 (takdiri indirim), bozmadan sonra kurulan hükümde gerekçe gösterilmeden uygulamadan kaldırılamaz; bu kazanılmış duruma aykırılık bozma nedenidir. Denetim süresinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında erteleme ve seçenek yaptırıma çevirme uygulanamaz; TCK 66/1-e ve 67/4 zamanaşımı süreleri de dolmamıştır.

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: Bozmadan sonra yeniden kurulan hükümde, ilk kararda lehe uygulanmış ve bozma kapsamı dışında kalmış her indirim maddesinin (özellikle TCK 62) korunması gerektiği; kaldırılmışsa gerekçesizlik/kazanılmış hak ihlali olarak temyiz edilmesi kritik. HAGB'nin açıklanmasına karşı asıl mahkûmiyetin esasına dönük itiraz yerine bu usuli kazanım savunulmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla