İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/3849 Karar: 2025/5264 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/3849 K.2025/5264)

1. Ceza Dairesi 2025/3849 E. , 2025/5264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/189 E., 2021/245 K. SUÇ : Kasten yaralama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/189 Esas, 2021/245 Karar sayılı kararı ile hüküm

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/3849 E. , 2025/5264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/189 E., 2021/245 K. SUÇ : Kasten yaralama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/189 Esas, 2021/245 Karar sayılı kararı ile hüküm

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/3849 E. , 2025/5264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/189 E., 2021/245 K. SUÇ : Kasten yaralama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/189 Esas, 2021/245 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 04.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 2024/4316 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2025 tarihli ve KYB-2025/60921 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2025 tarihli ve KYB-2025/60921 sayılı kanun yararına bozma isteminin; uzlaştırma işlemi yapılmadan karar verilmesi ve daha önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan hükümlü hakkındaki kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi gereği aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediği şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Uzlaştırma başlıklı 253. maddesinin birinci fıkrasında, aynı fıkrasının (a) bendinde ve aynı maddenin aynı fıkrasının (c) bendinde yer verilen; "(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar, b) ..., c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar. " Şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Aynı hükmün (b) bendinde şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 5237 sayılı Kanun'da yer alan bazı suçlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması öngörülmüş ve aynı hükmün (c) bendinde suça sürüklenen çocuklar bakımından özel bir düzenlenme yapılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; suç tarihinde 15-18 yaş grubunda yer alan hükümlünün yargılama konusu eylemini, 5237 sayılı Kanun'un, "Tanımlar" başlıklı 6/1-f maddesinin dördüncü cümlesinde yer alan; "Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler," kapsamında silahtan sayılan bir cisim ile gerçekleştirdiği eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 86/3-e maddesi kapsamında kaldığı, bu itibarla uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un 254/1. maddesinde yer verilen; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü ile mağdur arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 4. 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde ise; "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." Şeklinde düzenlemeler mevcuttur. 5. Bu kapsamda incelenen dava dosyasında; mevcut adlî sicil kaydına göre suç tarihi itibarıyla daha önceden hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan ve suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan hükümlü hakkındaki kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesindeki zorunluluk gereği 5237 sayılı Kanun'un 50/1. maddesinde düzenlenen (5237 sayılı Kanun'un 50/2. maddesindeki düzenleme gözetilerek adlî para cezası dışındaki) seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğu dikkate alınmadan karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup (2) numaralı kanun yararına bozma talebi de yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/... Esas, 2021/245 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan hükümlünün, silahtan sayılan cisimle işlediği ve TCK 86/3-e kapsamında kalan kasten yaralama suçundan HAGB'si açıklanarak kısa süreli hapse mahkum edilmiş; uzlaştırma yapılmamış ve seçenek yaptırıma çevirme gözetilmemiştir.

Hukuki İlke: CMK 253/1-c uyarınca suça sürüklenen çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen suçlar uzlaştırma kapsamındadır ve dava dosyası uzlaştırma bürosuna gönderilmelidir; ayrıca TCK 50/3 gereği daha önce hapse mahkum edilmemiş ve 18 yaşını doldurmamış sanığın kısa süreli hapis cezası zorunlu olarak seçenek yaptırıma çevrilir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin kabulü; gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine.

Dava Strateji Notu: Çocuk sanıklarda iki zorunlu kontrol: (1) suç uzlaştırma kapsamındaysa büroya gönderilmeden mahkumiyet kurulamaz; (2) sabıkasız çocuğun kısa süreli hapsi 50/3 gereği seçenek yaptırıma çevrilmek zorundadır. Bu iki eksiklik hükmün bozulması için güçlü dayanaktır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla