Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/3885 E. , 2025/5270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/820 E., 2023/1346 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nevşehir 1. Asliye Ceza M
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/3885 E. , 2025/5270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/820 E., 2023/1346 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2023 tarihli ve 2023/820 Esas, 2023/1346 Karar sayılı kararı ile hükümlünün tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 12.10.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 22.05.2025 tarihli ve 2024/15350 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/65852 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının onaylı sureti Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/65852 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın müştekiye yumruk attıktan sonra kesme makası ile müştekiyi kovalaması sebebiyle sanığın basit yaralama ve tehdit suçlarından mahkumiyetine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2019/1202 esas, 2021/442 sayılı kararının 08.06.2021 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 14.12.2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın anılan suçlardan mahkumiyetine ilişkin Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli ve 2023/820 esas, 2023/1346 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 06.12.2023 tarihli ve 2023/2737 esas, 2023/2368 sayılı kararı ile '...Kavga niteliğindeki olayda sanığın eyleminin bütün olarak yaralamaya yönelik olduğu, ayrıca silahla tehdit suçunu oluşturmayıp, hem tamamlanmış basit yaralama suçunu hem silahtan sayılan aletle yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu, bu durumda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/01/2020 tarih ve 2015/3-1206-20/31 E.K sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kasten yaralama suçundan verilecek cezada bir artırım nedeni olarak öngörülen suçun silahla işlenmiş hâlinin teşebbüs aşamasında kalması, genel norm ile aynı hukuki yararı koruyan özel norm niteliğinde olup genel normun tüm unsurlarını taşımakla birlikte genel normda yer almayan özel bazı unsurları da ihtiva etmekte olduğu, böyle bir durumda 'özel normun önceliği' ilkesi uyarınca olaya genel norm değil özel normun uygulanması gerektiğinden, sanığın silahla kasten yaralama suçuna teşebbüsten sorumlu tutulması gerektiği, ancak ortada basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte tamamlanmış bir yaralamanın var olduğu da göz önüne alındığında, işlenen fiille orantılılık ve hakkaniyet ilkeleri gözetilerek teşebbüs hükmünün düzenlendiği TCK'nın 35. maddesi uyarınca cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilmek suretiyle belirlenecek cezanın, tamamlanmış basit yaralama suçu için öngörülen cezanın altına düşmeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin hangi eylemin kasten yaralamaya teşebbüs suçundan bağımsız olarak silahla tehdit suçunu oluşturduğu ve bu kabule ne şekilde varıldığı gerekçelendirilip tartışılmadan dosya kapsamına uymayacak şekilde her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı olup...' şeklinde gerekçe ile silahla tehdit suçu yönünden bozulmasına karar verildiği, Somut olayda, olay tarihinde müşteki ve sanık arasındaki tartışmanın kavgaya dönüşmesi neticesinde sanığın müştekiye yumruk atmak suretiyle müştekiyi yaraladıktan sonra, kesme makası ile kovaladığı, sonraki eylemin tehdit suçunu oluşturmadığı, silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/01/2020 tarihli ve 2015/3-1206 esas, 2020/31 sayılı kararında belirtildiği üzere, aynı olay kapsamında tamamlanmış kasten yaralama ve silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçlarının bulunduğu bir durumda sanığın silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan cezalandırılacağı ancak verilen ceza miktarının tamamlanmış kasten yaralama suçuna dair öngörülen ceza miktarından az olamayacağı gözetildiğinde, anılan karara konu eylemlerin tek bir eylem olarak kabul edilerek sanığın sadece silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Olay günü hükümlü ile katılan arasında çıkan tartışmada hükümlünün önce katılana yumruk atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralamasından sonra kesme makası ile katılanı kovaladığı, sanığın katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralama eylemi yönünden inceleme konusu mahkûmiyet hükmü, inceleme dışı silahla tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, silahla tehdit suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.12.2023 tarihli ve 2023/2737 Esas, 2023/2368 Karar sayılı ilâmı ile özetle; "...sanığın eylemlerinin bir bütün olarak tek başına 'silahla yaralamaya teşebbüs' olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, sanık hakkında TCK'nın 86/2, 86/3-e, 35. maddeleri uyarınca uygulama yapılarak, tamamlanmış basit yaralama suçu için öngörülen cezanın altına düşmeyecek şekilde bir ceza belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin hangi eylemin kasten yaralamaya teşebbüs suçundan bağımsız olarak silahla tehdit suçunu oluşturduğu ve bu kabule ne şekilde varıldığı gerekçelendirilip tartışılmadan dosya kapsamına uymayacak şekilde her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi ile aynı Kanun'un 86/3. maddesinin ilgili bölümlerinde; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,... (3) Kasten yaralama suçunun; a) ..., ..., eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, e) Silahla, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, ....artırılır." Şeklinde düzenleme yapılmıştır. 3. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemece kabul edildiği olayın oluş şekli itibarıyla hükümlünün katılana yumruk atıp yaraladıktan sonra kesme makası ile yaralamaya kalkışması şeklinde katılanı kasten yaralamaya yönelik birden çok eylemi aynı suç işleme kastıyla çok kısa zaman aralığı içerisinde gerçekleştirilmesi nedeniyle, olay bir bütün olarak değerlendirilip Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 28.01.2020 tarihli ve 2015/3-1206 Esas, 2020/31 Karar sayılı kararı gereğince, eylemin sadece silahla yaralamaya teşebbüs kapsamında kaldığının kabulü gerektiğinden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e ve 35. maddeleri uyarınca uygulama yapılarak, tamamlanmış basit yaralama suçu için öngörülen cezanın altına düşmeyecek şekilde bir ceza belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan hem tamamlanmış basit yaralama suçundan hem de silahla tehdit suçundan (istinaf mercii tarafından bozulmasına karar verilen) mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2023 tarihli ve 2023/820 Esas, 2023/1346 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca hükümlünün kazanılmış hakkı dikkate alınarak gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine katılana önce yumruk atarak basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralamış, ardından kesme makasıyla kovalamıştır. Yerel mahkeme bu eylemleri hem tamamlanmış basit yaralama hem de silahla tehdit olmak üzere iki ayrı suçtan cezalandırmıştır.
Hukuki İlke: Aynı suç işleme kastıyla çok kısa zaman aralığında gerçekleşen tamamlanmış basit yaralama ile silahla yaralamaya teşebbüs birbirinden bağımsız suçlar değil, tek bir eylem olarak değerlendirilir; olay bütün olarak TCK 86/2, 86/3-e ve 35. madde kapsamında silahla yaralamaya teşebbüs sayılır ve verilecek ceza tamamlanmış basit yaralama cezasının altına düşemez.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma (kabul)
Dava Strateji Notu: Bir kavgada yumruk + silah gösterme/kovalama gibi zincirleme hareketler bulunduğunda, müdafi bunların ayrı suçlar (yaralama + tehdit) olarak değil tek silahla yaralamaya teşebbüs olarak nitelendirilmesini talep ederek mükerrer cezalandırmayı önleyebilir; kesme makası/bıçak gibi aletle kovalama tehdit değil teşebbüs kapsamında ele alınmalıdır.