İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/3886 Karar: 2025/5271 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/3886 K.2025/5271)

1. Ceza Dairesi 2025/3886 E. , 2025/5271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/267 E., 2024/41 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 59. Asliye Ceza Ma

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/3886 E. , 2025/5271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/267 E., 2024/41 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 59. Asliye Ceza Ma

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/3886 E. , 2025/5271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/267 E., 2024/41 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/267 Esas, 2024/41 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 52/2. maddeleri uyarınca 2.400,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 23.01.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 2024/16458 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/64924 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/64924 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "...Somut incelemeye konu dosyada, sanığın 21.11.2012 tarihinde alınan ifadesinde bildirdiği '... Cad. ... mah. ... Sok. ... . No:13 K:4 D:12 .../İstanbul' adresine yapılan tebliğ işleminin sanığın adreste tanınmadığından bahisle iade gelmesi üzerine, daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan adres olmamasına rağmen ve başkaca adres araştırması yapılmaksızın aynı adrese bu kez 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usule aykırı olduğu, esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan beşinci fıkrası, sekizinci fıkrasının birinci cümlesi ve onbirinci fıkrasının birinci cümlesi; “(5) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. ... (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. ...” şeklinde düzenlenmiştir. Denetim süresi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usûlüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, beş yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi hâlinde hüküm açıklanacaktır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükmün açıklanmasına esas olan İstanbul (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 06.12.2012 tarihli ve 2011/306 Esas, 2012/2516 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki 7201 sayılı Kanun'un, "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme gereği yapılan inceleme neticesinde; hükümlünün dava dosyasında bilinen en son adresinin, "... . ... . No: 13 K.4 Daire 12 ... İstanbul" olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın bu adrese tebliğe çıkarıldığı, tebligatın iade edilmesi üzerine aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereği tebliğ edilmiş olduğu belirlenmiştir. 7201 sayılı Kanun'un 10/1. maddesi gereği, hükümlüye öncelikle bilinen en son adresi esas alınarak gerekçeli kararın tebliği yoluna gidilmesi, 7201 sayılı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21/1. maddesinin birinci cümlesi uyarınca bu adrese tebligat çıkarılıp söz konusu tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 10/2. maddesi gereği en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde 21/2. maddesi uyarınca MERNİS adresi esas alınarak tebliğ yoluna gidilmesi, adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde aynı Kanun'un 35/2. maddesi gereği tebligat yapılması, ancak bunun için de aynı maddenin birinci fıkrası gereği daha önce bu adrese usûlüne uygun tebligatın yapılmış olması gerekmektedir. Ancak, hükümlü adına 7201 sayılı Kanun'un 10/1. maddesi uyarınca bilinen en son adrese yapılan tebligatın iade edilmesi üzerine dosya kapsamında“MERNİS” adresi araştırılmadığı belirlenen hükümlü adına aynı Kanun'un 35. maddesine göre gönderilen tebligatın usûlüne uygun olmadığı belirlenmiştir. 3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmemesi dikkate alınmadan hükümlünün tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine dosyanın ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/267 Esas, 2024/41 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: HAGB kararı sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkarılmış, tebligat 'adreste tanınmıyor' şerhiyle iade edilince MERNİS adresi araştırılmadan aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebliğ yapılmış; sonra denetim süresinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle hüküm açıklanmıştır.

Hukuki İlke: HAGB kararının denetim süresi ancak usulüne uygun kesinleşme ile başlar. 7201 sayılı Kanun'un 10/2, 21/2 ve 35. maddeleri gereği bilinen adrese tebligat iade edilince önce MERNİS adresi araştırılmalı; 35. maddeye göre tebligat için de daha önce o adrese usulüne uygun tebligat yapılmış olması gerekir. Bu basamaklar atlanırsa HAGB kesinleşmemiş sayılır ve hüküm açıklanamaz.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma (kabul)

Dava Strateji Notu: Hükmü açıklanan müvekkil için ilk savunma, dayanak HAGB kararının tebligatının usulüne uygunluğunu tebligat parçalarından denetlemektir; MERNİS araştırması yapılmadan 35. maddeye geçilmişse denetim süresi hiç başlamamıştır ve açıklanan hüküm KYB ile kaldırılabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla