Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/4260 E. , 2025/8232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/10 E., 2025/21 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakeme
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/4260 E. , 2025/8232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/10 E., 2025/21 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01.11.2024 tarihli ve 2023/1273 Esas, 2024/7182 Karar sayılı kararı ile, sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu gözetilerek silahla kasten yaralama suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2025 tarihli ve 2025/10 Esas, 2025/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 3-e, 29/1, 62/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, vekâlet ücretine, 2. Sanık müdafinin temyiz istemi özetle, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin derecesine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, şüphenin sanık aleyhine yorumlanamayacağı anlaşıldığından suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğine göre asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin birinci fıkrasındaki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri vekâlet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2025 tarihli ve 2025/10 Esas, 2025/21 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, yargılama giderlerine ilişkin fıkradan önce gelmek üzere; “Katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 48.000 TL vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu yönündeki bozma sonrası eylemi kasten yaralama (TCK 86/2, 3-e) kabul edip 7 ay 15 gün hapisle cezalandırmıştır; katılan öldürmeye teşebbüs vasfını savunmuştur.
Hukuki İlke: Sanığın öldürme kastı ile hareket ettiği şüpheli kalıyorsa şüphe sanık aleyhine yorumlanamaz ve suç vasfı yaralamadır; meşru savunma koşulları oluşmamış, ilk haksız hareketin belirsizliği nedeniyle asgari haksız tahrik uygulanmıştır. Vekille temsil edilen mahkûm katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmelidir (AAÜT 14/1).
Uygulama Sonucu: düzeltilerek onama (katılan lehine vekâlet ücreti eklenerek)
Dava Strateji Notu: Öldürme kastının şüpheli kaldığı hallerde 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi yaralama vasfını korur; savunma bu ilkeyi öne çıkarmalı. Vekille temsil edilen katılan mahkûmiyet halinde vekâlet ücretini istemeyi ihmal etmemeli.