İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/4488 Karar: 2025/7889 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/4488 K.2025/7889

1. Ceza Dairesi 2025/4488 E. , 2025/7889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/229 müteferrik sayılı İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çal

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/4488 E. , 2025/7889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/229 müteferrik sayılı İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çal

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/4488 E. , 2025/7889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/229 müteferrik sayılı İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundan Kırıkkale F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'in, suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini yapmak eyleminden dolayı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-l ve 48/2. maddeleri uyarınca 12 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 31.03.2008 tarihli ve 2008/23 sayılı kararına karşı yapılan şikâyetin reddi ile disiplin cezasının onanmasına ilişkin Kırıkkale İnfaz Hâkimliğinin 14.05.2008 tarihli ve 2008/40 Esas, 2008/56 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2008 tarihli ve 2008/229 müteferrik sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.05.2025 tarihli ve 94660652-105-71-21324-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2025 tarihli ve 2025/67477 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2025 tarihli ve 2025/67477 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.05.2017 tarihli ve 2017/420 Esas, 2017/1489 Karar sayılı, anılan Dairenin 14.02.2022 tarihli ve 2022/918 Esas, 2022/1056 Karar sayılı, anılan Dairenin 17.02.2022 tarihli ve 2022/4603 Esas, 2022/5246 Karar sayılı ve yine aynı Dairenin 07.07.2023 tarihli ve 2023/4413 Esas, 2023/4830 Karar sayılı ilâmlarında belirtildiği üzere, açlık grevi yapılacağı yönünde dilekçe vermekten ibaret eylemin 5275 sayılı Kanun'un 44/3-l maddesinde sayılan suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini yapmak veya yaptırma kapsamında değil, 40/2-g maddesinde yer alan açlık grevi yapmak kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 2- 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 6/3. maddesinde yer alan, “İnfaz hakimi, inceleme sonunda şikayeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü tarafından yapılan şikâyetin reddine karar verilmesi halinde, ayrıca onaylanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 40 ıncı maddesi; “(1) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar süreyle kurumun kültürel ve spor etkinliklerine katılmaktan yoksun bırakılmasıdır. (2) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır: a) İdarenin izni olmaksızın yasak yerlere girmek. b) Eğitim yerini terk etmek. c) Eğitimi savsaklamak. d) Olumsuz davranışa yönelik gruplaşmaya neden olmak veya bu amaca yönelik gruba katılmak. e) Kurum görevlilerine karşı uygunsuz söz sarf etmek veya davranışta bulunmak. f) Çıkar sağlamak amacıyla hükümlülere veya kurum görevlilerine eşya vermek veya satmak. g) Açlık grevi yapmak” şeklinde düzenlenmiştir. 3. Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundan ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü hakkında, Adalet Bakanlığına hitaben yazdığı 21.03.2008 tarihli dilekçesinde, terör örgütü elebaşısı ...’ı övücü ve yüceltici şekilde hitapta bulunarak, propagandasını yaptığı ve 23.03.2008 tarihinde açlık grevine başlayacağını bildirmesi nedeniyle başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, örgütsel tavır takındıkları gerekçesiyle "5275 sayılı Kanun’un 48. maddesinin birinci fıkrası gereğince ilgili kanunun 37... . maddelerde yer alan eylemlerin tanımına uymayan ve kanunda tanımları yapılmamış olan eylemler, nitelik ve ağırlıkları bakımından bunlara benzedikleri, aynı maddelerdeki disiplin cezaları ile cezalandırılmaları gerektiğinden " bahisle 5275 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (l) bendi ve 48 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12 gün hücreye koyma disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 48 inci maddesinin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 03.10.2013 tarihli ve 2013/28 Esas, 2013/106 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği gibi resmi kurumlara gereğinin yapılması için yazılan dilekçelerin aleniyet unsuru taşımadığından, bu eylemlerin terör örgütü propagandası niteliğinde kabul edilemeyeceği ancak 5275 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde açlık grevi yapmak eylemi bir aydan üç aya kadar süreyle bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma disiplin cezasını gerektiren bir eylem olarak açıkça düzenlendiğinden, hükümlü hakkında yazdığı dilekçede sarf ettiği sözler nedeniyle yapılan ve şikayete konu edilen disiplin soruşturması dışında aynı dilekçede yazdığı açılık grevi ile ilgili olarak açlık grevi yapmak eyleminden ayrı bir disiplin soruşturması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, hükümlünün hukuki durumunun değerlendirilmesi ve belirlenmesi gerekirken eksik inceleme sonucu verilen karar hukuka aykırı olduğu gibi 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “İnfaz hakimi, inceleme sonunda şikayeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenlemeye rağmen hükümlü tarafından yapılan şikâyetin reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca onaylanmasına karar verilemesi nedeniyle usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, bu karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.05.2008 tarihli ve 2008/229 müteferrik sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla