Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/4745 E. , 2026/1130 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/882 E., 2025/938 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık müdafiinin yasal süre içindeki t
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/4745 E. , 2026/1130 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/882 E., 2025/938 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık müdafiinin yasal süre içindeki temyiz isteminden sonra sanığın 24.04.2025 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266/1. maddesi uyarınca incelenmeksizin iadesine karar verilmekle, katılanlar vekilinin temyiz istemi ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2024 tarihli ve 2024/154 Esas, 2024/420 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29, 53. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 07.04.2025 tarihli ve 2025/882 Esas, 2025/938 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin sanık müdafii, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında katılan ...'ye yönelik eylemi nedeniyle mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanığın katılan ...'ye yönelik eyleminde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve teşebbüsün derecesinde hataya düşüldüğüne ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılan ...'ye yönelik eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, katılan ...'de meydana gelen yaralanmanın yeri ve niteliği, suçta kullanılan tüfeğin öldürmeye elverişliliği dikkate alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdîre göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, olayda ilk haksız söz ve davranışın kimden kaynaklandığının tespit edilememesi nedeniyle asgari hadden haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının isabetli olduğu, sanık hakkında katılan ...'ye yönelik eyleminde delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararının yerinde olduğu anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde hükümleri temyiz ettiği ancak sanığın 24.04.2025 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, bu temyiz istemi yönünden oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık hakkında katılanlara karşı eylemleri nedeniyle kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 07.04.2025 tarihli ve 2025/882 Esas, 2025/938 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Söke'de sanık iki katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüsle yargılanmış; birine karşı TCK 81/1, 35/2, 29 uyarınca 12 yıl hapis, diğerine karşı delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiştir. Sanık müdafii süresinde temyiz etmiş, ancak sanık sonradan feragat dilekçesi vermiştir. Katılanlar vekili beraat, haksız tahrik ve teşebbüs derecesi yönünden temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Olayda ilk haksız söz ve davranışın kimden kaynaklandığı tespit edilemiyorsa haksız tahrik asgari hadden uygulanır; sanığın süresinde yapılan temyizden sonra bizzat feragat etmesi halinde müdafiin temyizi CMK 266/1 uyarınca incelenmeksizin iade edilir.
Uygulama Sonucu: onama (katılanlar vekilinin temyizi yönünden); sanık müdafii temyizinin incelenmeksizin iadesi
Dava Strateji Notu: Sanık bizzat temyizden feragat ederse müdafiin daha önce yaptığı temyiz düşer; bu nedenle feragat kararı, sanık aleyhine kesinleşme sonucu doğuracağından iyi değerlendirilmelidir. İlk haksız hareketin kaynağı belirsizse asgari tahrik indirimi katılan lehine bozdurulamaz.