İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/4746 Karar: 2025/7981 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/4746 K.2025/7981)

1. Ceza Dairesi 2025/4746 E. , 2025/7981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/624 E., 2025/119 K. SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın;

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/4746 E. , 2025/7981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/624 E., 2025/119 K. SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın;

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/4746 E. , 2025/7981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/624 E., 2025/119 K. SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2019 tarihli ve 2017/476 Esas, 2019/409 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2019/2300 Esas, 2020/1434 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2022/9525 Esas, 2024/3261 Karar sayılı ilâmı ile özetle; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32. maddesi uyarınca cezai ehliyet yönünden soruşturma aşamasında 15.11.2017 tarihinde İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunda özetle; "işlediği öne sürülen suça yönelik cezai sorumluluğunun olmadığı" yönünde tespitin bulunduğu, kovuşturma aşamasında Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 27.02.2019 tarihinde ve Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 27.03.2019 tarihli raporlarında ise "sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu" değerlendirilmiş olması karşısında, raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi yönünden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca Adlî Tıp Üst Kurulundan muayenesi yapıldıktan sonra suç tarihi itibariyle kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu açısından cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması ve uygulamaya göre de; hüküm fıkrasında temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi ve 86/3-e maddesi delaletiyle 87/4. maddesinin ikinci cümlesinin yazılmaması ve uygulama maddelerinin eksik gösterilmesi suretiyle hüküm kurularak 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi nedenleriyle bozulmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2025 tarihli ve 2024/624 Esas, 2025/119 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e delaletiyle 87/4, 53. maddeleri uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın savunmaları ve mevcut delil durumu dikkate alınmadan karar verildiğine, sanığın ceza ehliyetinin bulunmadığına, maktulün sanığın eylemi neticesinde vefat etmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 87/4-2. cümlesi olarak gösterilmemesi mahallinde tamamlanması mümkün eksiklik olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 20.03.2019 tarihli adlî raporunun yeterli olduğu, olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu, sanığın faili bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğuna dair görüş bildiren Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 1. Üst Kurulu raporunun yeterli olduğu, dava dosyasının tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2025 tarihli ve 2024/624 Esas, 2025/119 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy'de kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan yargılanan sanık hakkında, önceki bozmada cezai ehliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi istenmiş; Adli Tıp Üst Kurulu sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğunu bildirmiştir. Mahkeme TCK 86/1, 86/3-e delaletiyle 87/4, 53 uyarınca 13 yıl hapis vermiştir.

Hukuki İlke: Cezai ehliyete ilişkin raporlar arasındaki çelişki Adli Tıp Üst Kurulu görüşüyle giderilir; hüküm fıkrasında uygulama maddesinin (TCK 87/4-2. cümle) eksik gösterilmesi, suçun niteliği ve cezası doğru belirlenmişse mahallinde tamamlanabilir bir eksiklik olup bozmayı gerektirmez.

Uygulama Sonucu: onama

Dava Strateji Notu: Cezai ehliyet savunmasında birden çok çelişik rapor varsa Adli Tıp Üst Kurulu raporu belirleyicidir; salt uygulama maddesinin yazımındaki eksiklik onamaya engel olmadığından temyizde esasa ilişkin somut hukuka aykırılık gösterilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla