Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/7062 E. , 2025/7907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/519 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : İtirazın reddine dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2024 tarihli ve 2023/1032 esas, 2024/16 K
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/7062 E. , 2025/7907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/519 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : İtirazın reddine dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2024 tarihli ve 2023/1032 esas, 2024/16 Karar sayılı kararı ile katılan sanık ve şikâyetçi sanığın, tabi tutuldukları denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediklerinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile; 1. Katılan sanık ... hakkında ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 3-a, 62, 5271 sayılı Kanun'un 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 1.680,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 2. Şikâyetçi sanık ... hakkında ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 3-a, e, 62, 5271 sayılı Kanun'un 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 2.260,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ilişkin karara yönelik vakî itirazın reddine dair merci Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2024/519 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 31.01.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 04.09.2025 tarihli ve 2024/13979 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2025 tarihli ve KYB - 2025/105454 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2025 tarihli ve KYB - 2025/105454 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bulunulması karsısında, kurulan hükmün henüz hukukî bir sonuç doğurmadığı, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceği, ancak sanıkların denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemeleri nedeniyle dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi uyarınca mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verileceği ve söz konusu hükmün açıklanmasından sonra kanun yollarına tâbî olacağı gözetilmeksizin sanıklar hakkında yeniden hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlıklı 231. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan beşinci fıkrası ve onbirinci fıkrası; “(5) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (11) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklinde düzenlenmeye haiz iken aynı Kanun'un aynı maddesinin sekizinci fıkrasında ise; " (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18.6.2014- 6545/72 md.) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez..." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; katılan sanık ile şikâyetçi sanığın Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/521 Esas, 2021/565 Karar sayılı kararı ile kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 01.11.2021 tarihinde kesinleşmesinin ardından, katılan sanık ile şikâyetçi sanığın denetim süresi içerisinde 09.02.2023 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduklarının ihbar edilmesi üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verilmesinden sonra yeniden 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca katılan sanık ile şikâyetçi sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 3. Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli ve 2014/14-103 Esas, 2014/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar 5271 sayılı Kanun'un 223/1. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği gözetilmelidir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2024/519 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kasten yaralama suçundan haklarında HAGB verilen katılan sanık ve şikayetçi sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemeleri üzerine hüküm açıklanmış; ancak mahkeme hükmü açıkladıktan sonra sanıklar hakkında ikinci kez yeniden HAGB kararı vermiştir.
Hukuki İlke: CMK 231/8 son cümlesi (6545 SK ile eklenen) uyarınca denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez; denetim süresinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında 231/11 uyarınca hüküm açıklanır ve açıklanan hüküm kanun yollarına tabi olur, yeniden HAGB verilemez.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma (kabul)
Dava Strateji Notu: Denetim süresinde yeni suç işleyen sanığa ikinci kez HAGB verilmesi kesin usul hatasıdır; HAGB kararı davayı çözen hüküm olmadığından bozmada lehe-aleyhe sonuçtan söz edilemez, yeniden yargılama yasağı da işlemez.