KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2025/7857 E., 2025/9641 K.
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/48 E., 2025/213 K
- Suç
- Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
381 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu,
1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bozma üzerine verilen. Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/220 Esas, 2023/170 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.12.2024 tarihli ve 2024/4743 Esas, 2024/8243 Karar sayılı ilâmı ile haksız tahrik yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
2. Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2025 tarihli ve 2025/48 Esas, 2025/213 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e, 87/3, 29, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkemenin kabulünün hatalı olduğuna, meşru savunmaya, gönüllü vazgeçmeye ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, meşru savunma ve gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı,
eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan bozma sonrası Kargı Asliye Ceza Mahkemesi sanığı mahkûm etmiş; müdafi meşru savunma ve gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek temyiz etmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Meşru savunma ve gönüllü vazgeçme koşulları oluşmadığında bu hükümler uygulanmaz; alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli, suç vasfı doğru ve vicdani kanı kesin verilere dayanıyorsa hükümde hukuka aykırılık bulunmaz.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Gönüllü vazgeçme (TCK 36) ancak icra hareketleri kendiliğinden yarıda bırakıldığında gündeme gelir; netice (yaralama) gerçekleşmişse bu savunma dinlenmez, bunun yerine haksız tahrik/ceza bireyselleştirmesine odaklanmak daha isabetlidir.