İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/8173 Karar: 2026/1085 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Yaralama Kararı (E.2025/8173 K.2026/1085)

1. Ceza Dairesi 2025/8173 E. , 2026/1085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/2001 E., 2024/2164 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahk

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/8173 E. , 2026/1085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/2001 E., 2024/2164 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahk

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/8173 E. , 2026/1085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/2001 E., 2024/2164 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmı üzerine Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2025 tarihli ve 2024/954 Esas, 2025/282 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ... 'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 87/3, 29/1, 31/2, 62/1. maddeleri uyarınca 4 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca 3 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2025 tarihli ve 2025/2001 Esas, 2025/2164 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik katılan ... vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, suç vasfının hatalı belirlendiğine, suça sürüklenen çocuğun üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ve katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zararın ağırlığı, suça sürüklenen çocuğun kastının yoğunluğu ile amaç ve saiki dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir nedenin bulunmadığı, ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilememesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, suça sürüklenen çocuk lehine 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde "Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekil ile temsil edilen katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir. Bu hüküm, katılanın 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u gereğince görevlendirilen vekili bulunması durumunda kovuşturma için ödenen ücret mahsup edilerek uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin temyiz istemi vekâlet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2025 tarihli ve 2025/2001 Esas, 2025/2164 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği suça sürüklenen çocuk hakkındaki hüküm fıkrasına "Katılan ... kendisini duruşmalarda 5271 sayılı Kanun'un 239/2. maddesi uyarınca görevlendirilen zorunlu vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan (2024-2025 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca belirlenen 48.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca kovuşturma için ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekâlet ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınıp katılan ...'e verilmesine," şeklindeki paragrafın eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE KARARIN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamadan verilen hüküm istinafta esastan reddedilmiş; katılan vekili haksız tahrik uygulaması, suç vasfı ve kendisini temsil ettiren zorunlu vekil lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Kamu davasına katılan, kendisini vekille temsil ettirmişse Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca mahkumiyet veya HAGB halinde lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi zorunludur; zorunlu vekilde kovuşturma için ödenen ücret mahsup edilir.

Uygulama Sonucu: düzelterek onama

Dava Strateji Notu: Katılan vekili olarak, mahkumiyet/HAGB kararında müvekkiliniz lehine vekalet ücretine hükmedilmemişse bu eksiklik temyizde kazanılır; ilk haksız hareketin kimden geldiği belirlenemiyorsa haksız tahrikin asgari oranda uygulanması yerleşik içtihattır, bu yönü zorlamak sonuç vermez.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla