Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2026/192 E. , 2026/3033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2298 E., 2025/3050 K. SUÇ : Nitelikli kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adl
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2026/192 E. , 2026/3033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2298 E., 2025/3050 K. SUÇ : Nitelikli kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2025 tarihli ve 2017/489 Esas, 2025/465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında müştekiye yönelik nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29/1, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ancak sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.10.2025 tarihli ve 2025/2298 Esas, 2025/3050 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafinin istinaf başvurusunun ''Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve gerekçeli kararda sanığın mağduru kasten yaraladığı kabul edildiği halde, gerekçenin mahkumiyete ilişkin cümlenin sonunda "beraati yönünde hüküm kurulduğu" şeklinde ibaresinin yazılması sonuca etkili görülmediğinden'' eleştirilerek, hükmün (6) nolu bendinin "5271 sayılı CMK'nun 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanık ... hakkında hükmolunan 3 yıl hapis cezasının 1 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazına" şeklinde değiştirilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğuna, meşru savunmaya, tekerrür şartlarının oluşmadığına, haksız tahrik hükümlerinin üst hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Dosya kapsamı itibariyle; kısa kararda sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve gerekçeli kararda sanığın mağduru kasten yaraladığı kabul edildiği halde, gerekçenin mahkumiyete ilişkin cümlesinin sonunda "beraati yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulduğu'' ifade edilmek suretiyle maddi hata yapılmış ise de, dosya içeriği ve oluşan kanaate göre bu husus sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, suç vasfının nitelikli kasten yaralama olarak kabulünde ve yaptırımın belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma hükümlerinin yasal uygulanma koşullarının oluşmadığı,mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde Bölge Adliye Mahkemesince eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünün açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.10.2025 tarihli ve 2025/2298 Esas, 2025/3050 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Özgün Analiz
Olay Özeti: İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı nitelikli kasten yaralamadan (TCK 86/1, 86/3-e, 87/1-d) cezalandırmıştır. Gerekçeli kararda mahkûmiyet açıkça kabul edilmesine ve kısa kararda mahkûmiyet verilmesine rağmen, gerekçenin bir cümlesinin sonunda sehven 'beraati yönünde hüküm kurulduğu' ibaresi yazılmıştır.
Hukuki İlke: Hükmün esasını oluşturan kısa karar mahkûmiyet yönünde ise ve gerekçeli kararda sanığın eylemi işlediği kabul ediliyorsa, gerekçenin bir cümlesinde sehven yazılan 'beraat' ibaresi kararın esasını değiştirmeyen, sonuca etkili olmayan bir MADDİ HATADIR; başlı başına bozma sebebi oluşturmaz. Silahla işlenen ve ağır sonuç doğuran yaralamada (TCK 86/3-e, 87/1-d) suç vasfı ve ceza, mahkûmiyet iradesi doğrultusunda değerlendirilir.
Uygulama Sonucu: Daire, kısa kararın ve gerekçenin mahkûmiyet yönünde olduğunu, 'beraat' ibaresinin sehven yazılan ve sonuca etkili olmayan bir maddi hata olduğunu belirleyerek bunu bozma nedeni yapmamış; suç vasfı, meşru savunma ve tekerrür yönünden de isabetsizlik bulmayarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Gerekçeli kararda mahkûmiyet ile çelişen sehven yazılmış bir 'beraat' ibaresi, kısa karar ve gerekçenin bütünü mahkûmiyet yönündeyse sonuca etkili sayılmaz ve düzeltilebilir maddi hatadır. Ancak kısa karar ile gerekçe GERÇEKTEN çelişiyorsa (biri mahkûmiyet biri beraat) bu esaslı bir aykırılıktır; bu ayrım dikkatle yapılmalı, gerçek çelişki varsa bozma istenmelidir. — Av. Aycan Ceylan