KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2026/655 E., 2026/1511 K.
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/30 E., 2024/571 K
- Suç
- Kasten yaralama İNCELEME KONUSU
- Karar
- Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
398 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Bozma üzerine verilen Salihli
2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/30 Esas, 2024/571 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 52/2. maddeleri gereğince 3.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olmakla, 08.10.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 26.12.2025 tarihli ve 2024/34924 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/823 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/823 sayılı kanun yararına bozma isteminin; dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Hükümlünün şikâyetçiyi basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı başlıklı 66. maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci fıkrasının (e) bendine göre; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer."
2. Hükümlünün atılı suçu 25.07.2012 tarihinde işlediği, bozma öncesi 25.02.2016 tarihinde mahkûmiyet kararı verildiği gözetildiğinde bozma üzerine karar tarihi olan 08.10.2024 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 25.02.2024 tarihinde dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinde yer alan.
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Salihli
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada basit yargılamayla kasten yaralamadan (TCK 86/2, 86/3-a) adlî para cezasına mahkûm edilen hükümlü hakkında, suç tarihinin 25.07.2012 olması nedeniyle dava zamanaşımının dolduğu anlaşılmıştır. Bakanlık kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: TCK 66/1-e uyarınca beş yıldan fazla olmayan hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. Bozma üzerine yeniden karar verilmesi hâlinde dahi süre, suç tarihinden itibaren işlemeye devam eder ve süre dolduğunda hangi aşamada olunursa olunsun kamu davasının düşürülmesi zorunludur.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Suç tarihi 25.07.2012 esas alındığında 8 yıllık olağan zamanaşımının 25.02.2024'te, bozma üzerine verilen karar tarihinden önce dolduğu belirlenmiş; karar CMK 309/3 uyarınca bozulmuş ve CMK 309/4-d ile CMK 223/8 gereği kamu davasının zamanaşımından düşmesine karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Bozma-yeniden yargılama döngüsünde geçen yıllar zamanaşımını işletmeye devam eder; uzun süren dosyalarda karar anında sürenin dolmuş olması sık görülür. Suç tarihinden itibaren TCK 66/1-e süresini hesaplayıp dolmuşsa mahkûmiyet yerine düşme kararı istiyorum, bu müvekkil için sicilsiz sonuç demektir. — Av. Aycan Ceylan